NEREDE O ESKİ PAZARLAR!..
Pazarlar….Semt pazarları…
Her ilin ilçenin haftanın belirli günlerinde, belirlenen yerlerde kurulan pazarlar vardır..
Bu pazarlarda mesleği manavcılık olan esnafların yanı sıra, köylü, çiftçi ve üreticiler de yetiştirdikleri ürünleri, ürettikleri peynir, çökelek, zeytin, zeytinyağı, tereyağı ve yumurtaları, tavukları satarlar.
Pazarlar yeni değildir, Cumhuriyet var olduğu günden beri,hatta çok daha önceleri vardı bu pazarlar.

Yaşım yetmişe geldi ve ben 60 yıl önce hem Manavgat pazartesi pazarında ,hem Alanya cuma pazarında ,hem de yazları Beyşehir salı pazarında kendi üretimimiz olan peynir çökelek tereyağı satmış ,bu güzel yerlerin havasını teneffüs etmişimdir..
O yıllarda hemen her ürün doğal, hilesiz, katkısız,doğal idi..
En fazla, yağsız peynir yağlı peynir olarak satılırdı..
Yumurtalar bugünkü gibi büyük çiftliklerde değil,her evin küçük kümeslerde ki sayılı tavuklardan elde edilen yumurtalardı..
Yoğurtlar bakır kaplarda idi.
Peynirler deriler de.
Teraziler bile çok farklı idi.
Yumurtasını ,horozunu , yoğurt çitilini kapan , yetiştirdiği ıspanağı, pırasayı,turpu atına, eşeğine yükleyen köylüler pazartesi pazarının yolunu tutardı..
Mevsiminde yetişen birbirinden güzel ve doğal ürünler, meyveler,sebzeler bu pazarı dört gözle bekleyen Manavgatlıların ,köylerden gelen köylülerin satın almaları için pazar yerinde yerlerini alırlardı..
Pazartesi günleri pazardan dönecek olan anaların, babaların yolları dört gözle beklenirdi..
Atlarla eşeklerle götürülen ürünler, meyveler, sebzeler, yoğurtlar, tere yağları ,peynirler , yumurtalar, horozlar satılmış ,belki de onlardan elde edilen paralardan fazla para harcanmış, çeşit çeşit ürünler satın alınarak eve dönülürdü..
O akşam evde bir bayram havası eserdi..
Özellikle çocukların sevinçleri görülmeye değerdi..
Şimdilerde ne pazarlar,ne o doğal ürünler ne o ürünleri yetiştirip pazara getiren köylüler ,nede o sevinçleri yaşayacak çocuklar kalmadı..
Pazar var elbette ve neredeyse haftanın her günü kurulan pazarlar ve birbirinden güzel ürünler var ama o ürünlerin hiçbirisi eskilerin tadında değil.
Üreticiler,köylüler pazarlarda yer bulmakta zorlanıyor..
Pazarlardaki köylüler de ne yazık ki ürettikleri, yetiştirdikleri ürünleri satanlar değil..
Fiyatlar nerdeyse mağazalardan daha pahalı olunca Manavgat’ın evlatları kilometrelerce uzaklıkta olan Seydişehir, Beyşehir, Isparta, Bozkır pazarlarına gidiyorlar.
Özellikle yaz ve sonbahar aylarında bu gidişler çoğalıyor.
Bir çok ürünlerin taptaze , doğal olması, fiyatların Manavgat’a göre uygun olması; en önemlisi de ürünleri üreticilerden, köylülerden satın alınması bu uzun yolculukların göze alınmasında en büyük etken..
Perşembe günü iki güzel yol arkadaşım, Halil Altınay ve Mehmet Duran ile güzel insanlar ilçesi Seydişehir pazarına gittik.
Manavgat’ta asla olmayan sayısı bir hayli fazla köylü,üretici , çiftçilerin kendi ürünlerini sattığı, gelenlerin hiç bir kimsenin rahatsız etmediği pazarı dolaştık..
O kadar doğal ki bu pazarın özellikle köylüleri, üreticileri, çiftçileri; onlardan ihtiyaç olanları almamak mümkün değil.
İçten, samimi, doğal davranışları, yöresel konuşmaları yurdumun kültürel zenginlikleri diyorum.
Hiçbir şey den az almadım , üçer beşer kilo ,hatta on beş,yirmi kilo aldıklarım oldu..
Taze barbunya, ceviz, badem, sarımsak, soğan, pırasa, ıspanak, turp, tere, ayçiçeği, elma armut, erik, nohut, kuru fasulye bolca girdi üçümüzün heybelerine.
Ben şahsen, Seydişehir pazarında altmışlı yıllardaki Manavgat pazarından kesitler gördüm..
Adeta yarım asır önce ki doğallık, samimiyet vardı burada ki yurdum insanlarında.
Onlarla bol bol sohbet edip , onların dertlerini dinledim..
Yeni dostlar edindim.
Ben size kendi yetiştirdiğim zeytin den, portakal, mandalinadan getireyim, değişelim ,takas yapalım dedim, onlar kabul etti.
Kısacası ticarette ,takas önemine geri döndük..
Aramızda kalsın da ; Manavgat’ın komşu ilçelere, komşu pazarlara gidenlerin sayısı hiç de az değil..
Buna birilerinin kafa yorması,”biz nerede hata yaptık” demesi gerekmez mi?
Kalın sağlıcakla..

Yorum yaz
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.