İçeriğe geç
Blog

Romanya’da Bir Kral Adam: Dr. Tamer Atalay

Akdeniz Haber

Romanya’nın başkenti Bükreş’te, Romanya-Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde 5 günlük dolu dolu bir programa katıldık.

Bükreş’te konuk olduğumuz süreçte bizlere muhteşem bir ev sahipliği yapan Oda Başkanı Dr. Tamer Atalay; Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanlar Konseyi’nden 30 cemiyet başkanını en iyi biçimde ağırlamakla kalmadı, sergilediği misafirperverlikle adeta “Romanya’nın Kralı” olduğunu kanıtladı. Romanya’da krallık çoktan bitmiş ama ülkemizi en iyi biçimde temsil eden “Türk bir kral” var orada… Yıllar önce Bükreş’e gelmiş bu güzel insanın yüreğinde, bugün Romanya iş dünyasının kalbi atıyor.

Sadece bununla da kalmıyor; Türkiye’den Romanya’ya giden iş insanlarına kol kanat geriyor, karşılaştıkları sorunları anında çözerek hem Romanya hem de Türk iş dünyasına muazzam bir destek sağlıyor.

Ziyaretimiz boyunca kendisinin ufuk açıcı değerlendirmelerine şahit olduk. Türk iş dünyasını sık sık Romanya’ya davet ederek yatırım çağrısı yapıyor; “Gelin, ben her türlü desteği sağlayacağım. Yatırım yapın, ihalelerinize kadar her şeyinizle ilgileneceğim” diyor. İşte onu “kral” yapan en büyük faktörün bu vizyon ve samimiyet olduğunu düşünenlerdenim.

Romanya-Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Atalay bu güzel projeleri anlatırken, zihnen bir anda Romanya’dan kopup ülkemize odaklanıverdim. Aklıma hemen TOBB’a bağlı Ticaret ve Sanayi Odaları geliverdi…

Oda başkanı olabilmek için milyonlarca lirayı sokaklara döken, seçimi kazandıktan sonra ise merkeze göbekten bağlı kaldıkları için kayda değer bir varlık gösteremeyen yapılar… Seçilen başkanların “Yatırım yapamıyoruz, maaş almıyoruz, hizmet etmeye çalışıyoruz ama Rifat Hisarcıklıoğlu ne derse o oluyor” türünden yakınmalarını işittikçe; Romanya-Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası’nın işleyişi, dinamizmi ve ürettiği hizmet kulağıma çok daha takdire şayan geldi.

Dr. Atalay’ın aktardığı verilere göre; altyapıdan enerjiye, tarımdan dijitalleşmeye kadar birçok stratejik sektörde büyüme ve yeni yatırımlar için kullanılacak milyarlarca euroluk fon desteği mevcut. Romanya’da bugün Türk müteahhitlik ve altyapı şirketlerinin pek çok dev projenin yüklenicisi ya da yatırımcısı olduğuna dikkat çeken Atalay, enerji ve tarım sektörlerinin de bakir fırsatlar barındırdığını vurguladı.

Türkiye ve Romanya’nın Balkanlar’da dost ve kardeş iki ülke olduğunu belirten Dr. Atalay, Romanya’da 19 bin 623 kayıtlı Türk şirketinin faaliyet gösterdiğini; ülkede yaklaşık 30 bin Türk iş insanı ve 100 binden fazla Türk nüfusun yaşadığını dile getirdi. Romanya’nın Bulgaristan ile birlikte AB’ye katılan son ülkelerden biri olduğunu hatırlatarak, ülke ekonomisinin kalkınması amacıyla Avrupa Birliği’nden devasa fonların aktarıldığını belirtti.

Altyapıdan çevre düzenlemelerine, enerjiden tarıma kadar geniş bir yelpazede projelerin hayata geçirildiğini aktaran Atalay:

“1000 kilometreyi aşan demiryolu yenileme projeleri, belediye bazlı otobüs ve toplu taşıma ihaleleri ile tramvay ve şehir içi ulaşım projelerinde Türk firmaları çok büyük başarılar elde etti. Romanya’da para var, fonlar geliyor ve Türklere bakış açısı son derece pozitif” dedi.

Sözlerine devam eden Atalay, dikkat çekici bir tabloyu da paylaştı:

“Balkanlar’da yaklaşık 20 bin firma ile en yüksek sayıda Türk şirketinin bulunduğu ülke Romanya. Daha önce burada uluslararası dev firmalar vardı; fakat Türk firmaları pazara girince rekabet edemeyeceklerini anlayıp çekildiler. Bugün Romanya’da uluslararası bir ihale açıldığında 13 firma giriyorsa, bunun 12’si Türk! Son 3 yıldır müteahhitlik hizmetlerinde lider konuma geldik, ihalelerin %80’ini Türk şirketleri alıyor.”

AB fonlarının sadece altyapıya değil, farklı sektörlere de kaynak oluşturduğunu belirten Atalay, son dönemdeki enerji krizleri nedeniyle Türk şirketlerinin güneş ve rüzgâr enerjisine yöneldiğini ifade etti. Birçok Türk holdinginin Romanya’da ya hazır projeleri ya da yarım kalmış yatırımları satın alarak süreci devam ettirdiğini, enerjide yatırımların fizibil ve Avrupa standartlarına uygun olması şartıyla kolayca fonlandığını kaydetti.

Tarımda Jeotermal Potansiyel Çok Yüksek

Termal kaynaklar vasıtasıyla enerji üretimi ve seracılık konusunda Romanya’nın devasa bir potansiyele sahip olduğuna değinen Atalay, muhtemel tarım yatırımlarının avantajlarını da sıraladı:

“Romanya’dan Avrupa’ya direkt sıfır gümrükle ihracat şansı var. Bakir termal arazilerin Türk yatırımcılar tarafından değerlendirilmesi büyük avantaj sağlayacaktır. Nitekim Romanya hükümeti 2 yıl önce zincir marketlere yerlilik şartı getirdi; satılan sebze-meyvenin %50’sinin Rumen üreticiden alınmasını zorunlu kıldı. Ancak yerel üretici buna hazırlıksız yakalandı. Burada Türk müteşebbisler için ciddi bir pazar ve rekabet şansı bulunuyor.”

Öte yandan dijitalleşme hamlesi kapsamında ülkede “Dijitalizm Bakanlığı” kurulduğunu, kamu kurumlarının hızla ihalelere çıktığını ve bu alana da AB’den ciddi kaynak sağlandığını ekledi.

Bükreş programı boyunca hem Romanya’nın tarihi dokusuna hayran kaldık hem de Türklerin bu coğrafyadaki saygın konumuna bizzat tanıklık ettik. Dr. Tamer Atalay’ın Türkiye ile Romanya arasında kurduğu köprü, bizleri ziyadesiyle gururlandırdı.

19 bin Türk girişimcinin yanı sıra, Romanya’da yaklaşık 100 bin Tatar Türkü soydaşımız yaşıyor. Yerleşik Türk toplumu ve yatırımcılarımız; Romanya’nın siyasi, ekonomik ve kültürel hayatına etkin katılım sağlarken, ülkemizin AB üyelik sürecine de örtülü ama güçlü bir destek sunuyor.

Türklere Balkanlar’da en çok saygı duyulan ülkenin Romanya olduğunu söylersem yanılmış olmam. Şüphesiz bu sevgide, atalarımızın asırlar boyu sürdürdüğü adil yönetimin mirasın yanı sıra; bugün bölgeye yatırım yapıp değer katan Dr. Tamer Atalay gibi vatan sevdalılarının payı inkar edilemez.

Sonbaharın en güzel günlerinde, gündüzü ılık gecesi ayaz başkent Bükreş’te tarihi dokunun titizlikle korunduğuna ve şehirde korna sesinin dahi duyulmadığı medeni bir akışa şahit olduk.

Ancak Bükreş ziyaretinden geriye yalnızca toplantı notları, hatıra fotoğrafları ve imzalanan protokoller kalmamalı.

Dr. Tamer Atalay’ın yürüttüğü çalışmalar; ekonomik ve kültürel iş birliğinin doğru kurgulandığında neler başarabileceğini gösteriyor. Nitekim gezi kapsamında gündeme gelen Ukrayna’nın yeniden inşasına yönelik protokol ile medya ve iş dünyası arasında imzalanan üçlü anlaşma çok kıymetli fırsatlar barındırıyor.

Asıl başarı, bu niyet belgelerini sahada somut projelere dönüştürebilmektir. İş dünyası adına yeni ortaklıkların gelişmesi, gazetecilik alanında kalıcı iletişim kanallarının kurulması ve karşılıklı ziyaretlerin somut çıktılar üretmesi gerekiyor. Bükreş’te gördüğümüz tablo açık: Doğru adımlar atıldığında dostluk yeni kapılar açar. Dostluk değerlidir; onu kalıcı kılan ise ortak hedefler ve hayata geçirilen projelerdir.

Bu nitelikli organizasyona katkılarından dolayı başta Romanya-Türkiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dr. Tamer Atalay’a, Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Karaca’ya, değerli meslektaşlarım Hamit Özpolat ve Mehmet Canbeyli’ye yürekten teşekkür ediyorum.

“Kral olmak” kolay değil elbette… Yüreği de vizyonu da memleket sevgisiyle dolu olan Sayın Dr. Tamer Atalay’a, gösterdiği o kocaman “kral yüreği” için ayrıca şükranlarımı sunuyorum.

Paylaş WhatsApp X Facebook

Benzer haberler

Yorum yaz

Resmî ilanlar