VİCDAN NEREDE?!..
Ulan siz gavur musunuz, din, iman yok mu siz de?..dedirten olaylar yaşanıyor,fiyatlar duyuluyor, etiketler okunuyor güzel ama sahipsiz ülkemde ..
Hani; bazı sözde Müslümanların, gavur deyip küçümseyip hor gördüğü bir çok ülkede asla göremeyeceğiniz,rast gelip de cebinizi yakıp moralinizi bozmayacağınız bir çok olay Türkiye’de sahne alır oldu..
Fiyatların herkesin keyfine göre uygulandığı,her yerin adeta turistik bölge statüsüne geçtiği, kafasına esenin, istediği ırmak ,dere ,hatta su kanalının üzerine köprü kurup da ; modern Deli Dumrul’u olduğu günümüz de , Türk milletinin bu olaylar karşısında ki sabrına hayran olmamak elde değil..

Aklım erdi ereli ticaretin içindeyim ve en az altmış yıldır ufak tefek ticaret yapan birisiyim.
Babamla çıraklığını Beyşehir pazarında altmışlı yıllarda kendi ürünümüz olan peynir çökelek tereyağı satmakla yaptığım ticareti , şimdilerin en büyük ticaretçileri kumda oynarken; Side de ufak da olsa işyerim vardı..
Genellikle turist olan müşterilerime ,bir liraya aldığım ürünü iki liraya satardım..
Mesela şu her yerde farklı fiyata satılan suyu da bugünün şartlarında beşe alır ona satardım..
Var mı bildiğiniz böyle bir işletme?..
Belediyenin işletmesinde 20 – 25 lira, öğretmen sendikasında otuz lira,okul kantininde de , hastane kantininde de en az 20 – 25 lira olan bu su Sabiha Gökçen havalimanında 360 lira.
Aynı su, gavur denilip hor görülen Avrupa’da 55 lira ise; söyleyin bakalım kim Müslüman,kim gavur?
En ucuz çayın 25 – 30 lira olduğu bir ülkede ellerinde çay termosu ile dolaşanlara saygı duymamak elde değil..
Aynı saygıyı elinde su şişesi, çantasında yemeği ile dolaşanlara da duyarım ben..
Ticaret yapan insanların en büyük eksikliği empati yapmamaları..
İş adamı milyonlarca lira masraf edip su fabrikası kurmuş o suyu tüccarların ,dükkan ,büfe sahiplerinin ayağına kadar getiriyor ve beş liraya veriyor,aç gözlü,gözü doymaz işletme sahipleri bu suyu dört ,beş, 10 – 20 hatta daha fazla katına satıyor..
Satıyor ve iş yaptım, çok para kazandım zannediyor..
Aslında kendi ayağına,hatta kalbine kurşun sıkıyor, altın yumurtlayan tavuklarını kesiyorlar da bundan haberleri yok..
Geçmişten ders alınsa, bir zamanlar Side’de ki o kazıkçı restoranlar,dericiler, halıcılar, kuyumcular nerede? diye bir sorsalar turizm bugünkü durumda olmazdı..
Bire alıp beşe,ona ,yüze satmak ticaret değildir, insanlık değildir, Türklük değildir, Müslümanlık hiç değildir..
İnsanların, vatandaşın yaptıkları kabul edilmez ama devletin kontrolünde ki işletmelerin yaptıkları hiç kabul edilemez.
Hava alanındaki vicdansızlığa diyecek bir şey bulamıyorum,buna boşan da semerini ye..denilir..
Ya buna göz yuman, çanak tutanlara ne denilir?
En hafifi ile hayırlı işler, ortaklığınız hayırlı olsun..denilir..
Kalın sağlıcakla..

Yorum yaz
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.