Paylaşmak Güzeldir..

Ağrılı Cinsel İlişki Normal midir?

“Cinsellik ağrı değil, yakınlık yaratmalıdır.”

Ağrılı cinsel ilişki, kadınların en sık yaşadığı ama en az dile getirdiği sorunlardan biridir. Pek çok kadın ilişki sırasında ağrı hissetmesine rağmen bunu “normal”, “katlanılması gereken” ya da “geçici” bir durum olarak görür. Zamanla ağrıya alışılır, cinsellikten kaçınma başlar ve sorun sessizce derinleşir.

Oysa baştan net bir gerçeği söylemek gerekir:

Ağrılı cinsel ilişki normal değildir.

Ağrı Neden Önemlidir?

Ağrı, bedenin verdiği bir uyarıdır. Cinsellik sırasında hissedilen ağrı; dokunun, hormonların ya da zihnin “bir şey yolunda değil” dediği bir sinyaldir. Bu sinyal görmezden gelindikçe, ağrı sadece bedensel bir sorun olmaktan çıkar; zamanla cinsel isteği ve ilişkiyi etkileyen bir probleme dönüşür.

Bu nedenle ağrılı cinsel ilişki, sadece “anlık bir rahatsızlık” değil, ele alınması gereken bir durumdur.

Bedensel ve Hormonal Nedenler (İlk Akla Gelmesi Gerekenler)

Ağrılı cinsel ilişkinin en sık nedenlerinden biri vajinal kuruluktur. Özellikle menopoz ve menopoz geçiş döneminde, doğum sonrası ve emzirme döneminde ve bazı doğum kontrol yöntemleri kullanıldığında

vajinal dokuda nem azalır, esneklik bozulur. Bu durumda ilişki sırasında yanma, batma ve ağrı hissedilebilir.

Menopozdaki birçok kadın şunu ifade eder:

“İstek var ama ilişki canımı acıtıyor.”

Bu noktada sorun psikolojik değil, hormon eksikliğine bağlı doku değişimidir. Tedavi edilmediğinde kadın zamanla ağrıyı önlemek için cinsellikten uzaklaşır.

Ayrıca geçirilmiş enfeksiyonlar, doğum sırasında oluşan dikiş izleri, vajinal girişte hassasiyet ya da pelvik taban kaslarının aşırı kasılması da ağrıya neden olabilir.

Ağrı ve Zihin: Birbirini Besleyen Döngü

İlk başta bedensel olan ağrı, zamanla zihinsel bir beklentiye dönüşebilir. Kadın: “Yine canım acıyacak” diye düşünmeye başlar, ilişki öncesinde gerilir, bu gerginlik kasların daha da kasılmasına yol açar

Böylece ağrı–gerginlik–kaçınma döngüsü oluşur. Bu noktadan sonra ağrı sadece bedensel bir sorun olmaktan çıkar; psikolojik ve refleksif bir hâl alır.

Bu durum, “ağrı tamamen psikolojiktir” demek değildir. Aksine, ilk neden çoğu zaman bedenseldir, ama zamanla zihin sürece eşlik eder.

İlişkisel Faktörler: Göz Ardı Edilmemesi Gereken Alan

Ağrılı cinsel ilişkide eşle olan ilişki de önemlidir. Aceleci, anlayışsız ya da baskılayıcı bir yaklaşım ağrıyı artırabilir. Kadın kendini güvende hissetmediğinde, beden gevşeyemez.

Ancak burada da denge önemlidir:

İlişki çok iyi olsa bile, menopozdaki belirgin vajinal kuruluk ya da fiziksel bir sorun düzeltilmeden ağrı geçmeyebilir.

Tam tersine, bedensel sorun hafif olsa bile, ilişkide duygusal mesafe varsa ağrı algısı artabilir.

Yani ağrı, çoğu zaman beden–zihin–ilişki üçgeninin ortak ürünüdür.

Doğum ve İnfertilite Sürecinin Etkisi

Doğum sonrası dönemde bazı kadınlar bedensel değişimlere, dikiş yerlerinde hassasiyete, vajinal girişte ağrıya bağlı olarak cinsellikten kaçınabilir. Bu durum çoğu zaman geçicidir ama ele alınmazsa kalıcı hâle gelebilir.

İnfertilite sürecinde ise cinsellik keyiften çıkıp “görev” hâline geldiğinde, bedensel gevşeme azalır. Bu da ağrıyı tetikleyebilir.

Ne Yapılmalı?

Ağrılı cinsel ilişki yaşayan bir kadının yapması gereken ilk şey, durumu kabullenmek değil değerlendirilmesini istemektir. Çünkü her ağrının nedeni farklıdır ve çözümü aynı değildir.

Bazı durumlarda lokal tedaviler yeterliyken, bazı durumlarda hormon desteği, bazen pelvik taban çalışmaları, lazer gibi teknolojik tedaviler, bazen de psikolojik destek gerekebilir. Çoğu zaman ise birlikte ele alınan yaklaşımlar en etkili sonucu verir.

En Önemli Mesaj

Ağrılı cinsel ilişki , kadınlıkla ilgili bir eksiklik değildir, katlanılması gereken bir durum değildir ve çoğu zaman çözülebilir

You May Also Like

More From Author

+ There are no comments

Add yours