Kimilerine göre sıradan bir dağ başı,kuş uçmaz kervan geçmez gözlerden uzak bir toprak parçası..
Buralarda doğmuş, çocukluğunun her yazı buralarda geçmişler içinse buralar ata yurdu,..
Zorlu yılların olsa da ; sayısız anılarının olduğu; hani orada bir köy var, gitsek de gitmesek de o köy bizim köyümüz.. denildiği gibi; orada bir yer yüzü cenneti var, gitsek de gitmesek de oralar bizim ata yurdumuz denilen yerlerdir.
Gönüllerin de hep canlı, hep taze yaşayan bu güzel yerlere ne yazık ki her zaman gidemeyen ama kalplerinde hep oranın hasret ateşi yapanlardan, Bayram Küçük, Adil Sun, Mehmet Küçük ( namı diğer Kıbrıslı Mehmet), Taylan Özer, Mustafa Küçük ( sevenleri tarafından bilinen adıyla, balyemez) ben Mehmet Küçük, Mesut Demir in verdiği işaret ile düştük yollara.
Mesut, Bayram ve ben emektar Ford ile yavaş ama zevkli bir yolculukla ,önce Cevizli ye vardık,..

Cevizli..
Yaz aylarında küçük Manavgat olan ,yaz aylarında cıvıl cıvıl olan şirin bir Anadolu beldesi Cevizli..
Kalabalık bir cemaat ile kılınan cuma namazından çıkışta, Manavgat’ta bile zor gördüğüm bir çok Manavgatlı ..
Side’li dost ve tanıdık ile orada karşılaştık , içilen çayların eşliğinde yapılan sohbetler sonrasında yolcu yolunda gerek.. diyerek Kuyucak’ın yolunu tuttuk ,orada bizleri bekleyen Taylan Özer, Beyşehir’den gelen Kıbrıslı Mehmet Küçük, Antalya’dan gelen Adil Sun ve Kuyucak’ın misafir sever güzel insanları ile birlikte, Kuyucak’ın odun ateşinde demlenen harika çayından doya doya içip de sohbet ettik..
Yolumuz dağlara,yaylaya diyerek düştük yollara..
Yolda bize katılan Mustafa Küçük’le birlikte ekip tamamlanmış oldu.
Yemyeşil ağaçların adeta bir çelenk yaptığı, çeşit çeşit ağaçların farklı ama renk cümbüşü olan güzellikleri arasında kamp yerimize ulaştık..
Akşam olmadan çadırları kurup , yemek hazırlığına başladık..
Bir yandan yemek yapılırken, diğer yandan kamp ateşi için gerekli hazırlıklar yapılıyordu..
Buralarda gündüz sıcaklığı normal olsa da ; gece gerçekten soğuk olurdu..
Giyimler ona göre giyilir iken; ateş olmazsa olmazdı..
Kontrollü yakılan ateş yemek sonrası yapılacak olan sohbetlerin en önemli yardımcısı,olmazsa olmazı idi .
Birbirlerinin yakın akrabası olan bu küçük grubun paylaşacağı çok anıları vardı ve bu da ağır ağır yanan kamp ateşi eşliğinde olurdu..
Mesut Demir ve Adil Sun un güzel sesleri, harika yorumları ile birbirinden güzel türküleri dinlemek yorgunluğumuzu gidermeye yetmişti..
Elinizde ki bardaktan içtiğimiz her yudum çayın doyulmaz idi .
Namaz vakitlerinde okuduğum ezan sessizliğe bürünmüş dağları inletiyordu..
Bayram’ın Müezzinliği ,Adil Sun’un imamlığında kılınan vakit namazları bir başka huzur veriyordu..
Çocukluğu köyüm Kemer’de geçen, rahmetli anne baba ve kardeşleri ile birlikte bizlerin kalbinde güzel bir yer edinen,bir doğa aşığı Ramazan Bulut’ta Beyşehir’den gelerek bize katılınca grup daha da güzelleşti..
Özellikle Mustafa ve Ramazan kamp işinde çok tecrübeli oldukları için onların bize yardımları çok fazla oldu..
Çay demlemeleri,sabah kahvaltısı hazırlığındaki ustalıkları , özellikle Mustafa’nın odun ateşiyle pişirdiği sucuğun tadına doyulmaz idi .
Sabah saatlerinde, akşam üzeri yapılan kısa yürüyüşler adeta bir serum niyetinde idi ..
Evet işte Vatan toprağı..İşte dostlarla anılarda kalan bir hafta sonu..
Kalın sağlıcakla..

+ There are no comments
Add yours