Umutla bakmak lazım yarınlara…
Umutlu olmak lazım yarınlardan , yarınların bize, ülkemize ve tüm insanlığa iyilikler, güzellikler getirecek olmasından..
Atılan her tohum, dikilen her fide, fidan, verilen her emek, dökülen her ter bunun, bunların için değil mi?
Umudun tükendiği yerde her şeyin tükenmesi ,yok olması kaçınılmazdır..

Traktörüne binen ,binip de tarlasına , bahçesine giden her çiftçinin içi bir umutla doludur..
O ,geçen yıl olmadı, kazanamadım ,hep zarar ettim ama bu yıl çok iyi ürün yetiştirip çok iyi para kazanacağım” ..der durur.
Der, tıpkı her sabah bin bir umutla işyerini , dükkanını açan esnaf gibi..
Hep , o sene bu sene diyerek yola çıkan,çıkıp da emek verip ter döken çiftçiler ne yazık ki o bekledikleri , umdukları paraları kazanamazlar..
Portakalı ,hani suyu en pahalı viskiden , içkiden pahalı olarak düşünüldüğü için her şey dahil oteller de ödenen oda fiyatlarına dahil edilmeyip de , bardağının 3 , 5 Eurolar da ekstra dan satılan portakalı alan satan yok bu günlerde..
Üç yıl önce, litresi 300 liraya satılan saf zeytinyağını 200 liraya alan yok..
Zeytin yağı..
Hani bazı Avrupa ülkelerinde eczanelerde satılan zeytin yağı..
Türkiye’nin zeytin yetiştiriciliği yapılan her yerinden aldığım haberlere göre zeytin yağı üreticilerinin ellerin de kalmış ve satılmıyor..
Manavgat’ta bazı insanların söylediği gibi bu iş sadece ziraat odalarının altından kalkacağı bir yük, yerine getireceği bir görev değildir..
Bu mesele bir devlet meselesi haline gelmiş durumda..
Değişik kesimlerden edindiğim bilgilere göre, devlet Türk çiftçilerinin ürünlerini değerlendirmek yerine, dışarıdan , mesela Fas’tan ucuz zeytin yağı ithal etmeye başlamış..
Türkiye’deki ünlü zeytinyağı markaları da devletin izin vermesi üzerine dışarıdan zeytinyağı ithal ederek,sanki Türk zeytinyağı imiş gibi satmaya başlamışlar..
Senin bu yaptığını düşman yapmaz denilenler yapılıyor ne yazık ki?
Siz çok değerli devlet büyükleri..
Türk çiftçilerinin ürünlerini değil de yabancı ülkelerin ürünlerini değerlendirmek hangi vicdana sığar acaba hiç düşündünüz mü?
Bu insanların ellerinde ki zeytinyağları ne olacak, aha yenisi, tazesi çıkmak üzere, üç beş ay sonra zeytinler toplanıp zeytinyağına dönüşecek, zaten depoları zeytinyağı ile dolu olan çilekeş çiftçiler yeni zeytinyağını ne yapacaklar?
Antalya’da portakal ve zeytinyağında kendini gösteren bu gariplik yada umursamazlık farklı bölgelerde, farklı ürünlerde , mesela Karadeniz Bölgesinde fındık da kendini gösteriyor..
Birkaç ay öncesine kadar 340- 400 bandında olan fındık fiyatları şu anda 170 lira civarında, tâbi bu fiyat indirimi etiketlere asla yansımıyor ve kavrulmuş iç fındık fiyatları herkesin malûmu ..
Fındığın kurdu, fındık kurdu aynı zamanda siyasetinde kurdu olan Cüneyt Zapsu Çin’de adeta Türk çiftçilerine rekabet yaparcasına binlerce dönüm fındık ettirmiş..
Darılmaca yok, zaten kurban bağışında kendini en iyi şekilde gösteren bu yabancı devlet, yabancı ülke insanları hayranlığı zeytin yağı olayında da kendini gösteriyor..
Madem bizim yöneticilerimiz bizi, Türk milletini düşünmüyor, hep yabancı ülkelerin insanlarının yararına işler yapıyor, para kazanacağımız her ürünü dışarıdan ithal ediyor, bizde bizim ürünlerimizi değerlendirecek yabancı idareciler bulalım, ithal edelim.
Nasıl futbolcu, voleybolcu,teknik direktör, antrenör transfer ediliyorsa ; biz çiftçiler de idareciler transfer edelim ,ithal edelim..
Kalın sağlıcakla..

+ There are no comments
Add yours