MİLLET GEREĞİNİ YAPAR!..
Biz millet olarak birilerine güvenmeyi,hemen her şeyi o güvendiklerimize havale etmeyi, her şeyi onlardan beklemeyi çok severiz.
Havale eder bekleriz..
Ya kendimiz ne yaparız?
Güvendik ya canım…
O güvendiklerimiz ne kötü her şeyin hakkından gelir, her olumsuzluğu ,olumlu bir hale getirir,her derde derman olur..
Mesela, hiçbir tedbir almadan, kontrol yapmadan, bakım yapmadan kullandığımız arabaların arkasına, alnına; “Allah korusun, Allah a emanet”…
Yazıları yazmayı her şeyin çaresi olarak görürüz millet olarak..
Kurban kesilir,kurban kanı arabaya sürülür ,dualar edilir iş tamamdır, ondan sonrası gerçekten Allah’a emanet..
Sadece arabalar da olmuyor yaptığımız bu , Allah emanet işleri..
Bunun böyle olmadığını son yıllarda siyasetin , devlet yönetiminin düştüğü hallerden belli oluyor,genel ve yerel siyasetin içler acısı durumunu da görüyoruz..
Millet gereğini yapar..
Yaptı zaten gereğini millet..
Son yerel seçimlerde millet gereğini,hatta gereğinden fazlasını yaptı ve genel siyasette bir numara olan siyasi partiye ömrü boyunca unutamayacağı bir tokat attı ,bir ders verdi ve büyük şehir , küçük şehir demeden hemen her belediye başkanlığını muhalefet partilerine verdi..
Mesela Antalya’da sadece Gündoğmuş ve İbradı belediyesini uygun gördü iktidara..
Öyle uygun gördü ve ; buyurun adam gibi, çalmadan, çırpmadan,kimseleri koruyup kollamadan dürüstçe yönetin belediyeleri..
Yönetin de ; ilk genel seçimlerde size Türkiye’nin yönetimini verelim..dedi..
Dedi de ne oldu?
Kıtlıktan çıkmış aç bilmem neler gibi, çıkış düdüğü duymuş kısa mesafe koşucusu gibi hemen saldırıya geçen sözde belediye başkanları, meclis üyeleri milleti ,onlara güvenipte yerel iktidarı emirlerine veren milleti,rüşvete ,haraca bağlayarak soymaya , vatandaşın helal lokmasına ,kazancına ortak olmaya başladı..
Millet gereğini yapar..
Millet zaten gereğini yaptı ve yapacak da..
Millet neden yaptı gereğini,?
Çünkü genel iktidarı elinde bulunduranlar gemi azıya çoktan almış vaziyette idiler..
Zaten onlar ülke genelini rüşvete, haraca bağlamışlar, fakir ,beş parasız başladıklarını siyasette dünyanın en zenginleri arasında yer almayı başarmışlardır.
Yapılan iş siyasetti..
Siyaset para kazanmak için değil, hizmet için yapılması gerekirken; ne yazık ki son yıllarda bizde yapılan siyaset, çalma çırpma, rüşvet, haraç alma haline döndü ve kimileri için bu bir meslek ve iş kolu olarak kabul edilir oldu.
Siyasiler, siyaset yapmayı,bir iş yeri,bir fabrika açma ,bir gelir kapısı olarak görür oldular; siyaseti zengin olmanın en kestirme yolu olarak gördüler..
Siyasiler böyle görür de; onların göreve getirdikleri amirler, memurlar onlardan farklı mı görürler?
Küçük ne yapar?
Büyüklerinden gördüğünü yapar..
Amir çalarsa ,rüşvet ,haraç alırsa ; memur da çalar, rüşvet,haraç alır..
Millet gereğini yapar..
Yapar millet gereğini de; millet de şaşırdı ne yapacağını..
Milletin seçtikleri de doğru, dürüst çıkmaz oldu ne yazık ki..
Onlarda ya para ve güç peşine takıldı ya da suç denizin de boğuldu..
Millet gereğini yapar da; milletin gereğini yapması için göreve getirdikleri ne iş yapar, kime ya da kimlere hizmet ediyor acaba?
Kalın sağlıcakla..

Yorum yaz
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.