Paylaşmak Güzeldir..

Sıfır Atık Vakfı’nın desteğiyle Antalya’da gerçekleştirilen Yeşil Deniz Kaplumbağası Uydu

İzleme Programı kapsamında, “Hanzala” isimli genç yeşil deniz kaplumbağasına uydu izleme

cihazı takıldı. Tedavi ve rehabilitasyon sürecinin ardından genç deniz kaplumbağası, bilim

insanlarının takibinde doğal yaşam alanı olan Akdeniz’e uğurlandı.

Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler

Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan

Hanımefendi’nin ortaya koyduğu Sıfır Atık vizyonu doğrultusunda; israfın önlenmesi ve

kaynakların verimli kullanılmasının yanı sıra doğal yaşamın, biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin

korunmasına yönelik çalışmalar da sürdürülüyor.

Bu anlayışla Sıfır Atık Vakfı’nın desteğiyle, Akdeniz’in eşsiz biyoçeşitliliğinin korunmasına

yönelik önemli bir bilimsel çalışma Antalya’da hayata geçirildi. DEKAFOK ev sahipliğinde,

Akdeniz Üniversitesi ve Ege Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilen Yeşil Deniz

Kaplumbağası Uydu İzleme Programı kapsamında genç yeşil deniz kaplumbağalarının

hareketleri uydu teknolojisiyle izlenmeye başlandı.

Programda Antalya Valisi Hulusi Şahin, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli

İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ve DEKAFOK Başkanı Seher Akyol değerlendirmelerde

bulundu.

“Orman Yangınları Hepimizi Derinden Üzüyor”

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş,

konuşmasına Antalya’da devam eden orman yangınlarına değinerek başladı. Ağırbaş,

“Öncelikle doğasıyla kendisine hayran bırakan bu güzel şehrin farklı ilçelerinde devam eden

orman yangınları hepimizi derinden üzüyor. Fakat dün itibarıyla orman yangınlarımız sona

ermiş. Ormanlarımızı, yaban hayatımızı ve doğal yaşam alanlarımızı korumak, iklim

değişikliğiyle mücadelemizin de en önemli başlıklarından bir tanesi. Bu vesileyle yangınlarla

mücadele eden, gece gündüz çalışan tüm ekiplerimize kolaylıklar diliyor, Antalya Valimiz

Hulusi Şahin’e ve sahadaki tüm kurumlarımıza gösterdikleri hassasiyetten dolayı şükranlarımı

ifade ediyorum. Antalyalı hemşerilerimize de geçmiş olsun dileklerimi ifade etmek istiyorum”

dedi.

“Deniz Kaplumbağası Hepimize Çok Önemli Bir Mesaj Verecek”

Bugün gerçekleştirilen çalışmanın yalnızca bir deniz kaplumbağasının takibi olmadığını

belirten Ağırbaş, genç yeşil deniz kaplumbağasının rotasının deniz ekosistemlerinin birbirine

bağlılığını ortaya koyduğunu ifade ederek, “Birazdan uydu takip cihazıyla Akdeniz’in

mavilerine uğurlayacağımız genç yeşil deniz kaplumbağası aslında hepimize çok önemli bir

mesaj verecek. Bir kaplumbağanın rotası bize denizlerin birbirine bağlı olduğunu, denizlerin

kaderinin kıyılardaki tercihlerimizden, şehirlerdeki uygulamalarımızdan ve bugün attığımız

adımlardan bağımsız olmadığını gösteriyor.” diye konuştu.

“Küçük Gibi Görünen Bu Adım Büyük Bir Dönüşümün Parçası”

Sıfır atık yaklaşımının yalnızca atığın ortaya çıktıktan sonra yönetilmesinden ibaret olmadığını

vurgulayan Ağırbaş, “Bu nedenle sıfır atık yaklaşımını yalnızca atığın ortaya çıktıktan sonra

yönetilmesi olarak görmüyoruz. Sıfır atık; doğal kaynakları koruyan, ekosistemi destekleyen,

insanın bütün faaliyetlerini doğanın taşıma kapasitesiyle uyumlu hâle getiren bir anlayıştır.

Bugün burada attığımız küçük gibi görünen bu adımın daha büyük bir dönüşümün parçası

olacağına inanıyorum. Bize düşen görev, bizden sonra gelecek canlılara ve nesillere bu dünyayı

aldığımızdan daha iyi bırakmaktır.” ifadelerini kullandı.

“Ortak Çalışmayla Akdeniz ve Ege Sahillerini Koruyabiliriz”

Denizlerdeki plastik kirliliğinin kaynağına dikkat çeken Ağırbaş, “Denize ulaşan her bir plastik

parçası yalnızca bir atık değildir; bir canlının yaşam alanına giren, ekosistemin dengesini bozan

ve yıllarca doğada kalan bir tehdittir. Sıfır Atık Vakfı olarak Ege ve Akdeniz kıyılarında

yürüttüğümüz saha çalışmalarında gördük ki denizlerdeki plastik kirliliği ne yazık ki kıyılarda

başlamıyor. Şehirlerden, tarımdan, nehirlerden ve tüketim alışkanlıklarımızdan denize

ulaşıyor” diye konuştu.

Türkiye Plastik Atık Çalıştayı öncesinde gerçekleştirilen şehir koordinasyon toplantılarına da

değinen Ağırbaş, “Bu bağlamda Türkiye Plastik Atık Çalıştayı öncesinde Adana, Mersin,

Muğla ve Antalya vilayetlerimizde gerçekleştirdiğimiz şehir koordinasyon toplantılarıyla

sahadan gelen verileri, yerel yönetimlerin deneyimlerini, akademinin bilgisini, kamu

kurumlarının çalışmalarını ve paydaşlarımızın önerilerini aynı zeminde buluşturduk. Çünkü

plastik kirliliğinin çözümü tek bir kurumun veya kuruluşun tek başına yapacağı bir süreç

değildir. Bu bağlamda yerel yönetimlerimizin ve bütün kurumlarımızın ortak çalışmasıyla biz

Akdeniz sahillerini ve Ege sahillerini koruyabiliriz” dedi.

“İnsan Olarak Onlar Üzerinde Sorumluluğumuz Var”

Antalya Valisi Hulusi Şahin, bölgenin doğal güzelliklerine ve insanın doğaya karşı

sorumluluğuna dikkat çekerek, “Bugün Manavgat sahillerindeyiz. Hemen doğu tarafımızda

Manavgat Çayı’nın denizle buluştuğu noktadayız. Çok özel, dünyada eşi benzeri olmayan bir

coğrafya burası. Üzerinde durduğumuz altın kumların güzelliğini görüyorsunuz. Şu anda deniz

mevsimi devam ediyor. Her yerde plajlar dolu; vatandaşlar, misafirler, turistler bu güzel

iklimin, bu güzel havanın tadını çıkarıyorlar. Ama aynı zamanda bu sahiller, bu mavi deniz

bizim dışımızdaki canlıların da. Ve insan olarak bizim onlar üzerinde sorumluluğumuz var.

Nasıl onlar yaşarken tüketmiyor, kendi nesillerini devam ettirirken doğayı da devam ettiriyorsa,

insan da bu coğrafyayı kullanırken böyle bir sorumlulukla hareket etmesi lazım” dedi.

“Çevre Hareketleri Ciddi Bir Bilinçlenmeye Yol Açtı”

İnsanın doğayla kurduğu ilişkinin özellikle sanayi devrimi sonrasında değiştiğine işaret eden

Şahin, “Ama maalesef özellikle 19. ve 20. yüzyıl, sanayi devriminden sonra insanın sadece

tüketip yok ettiği, sadece kârı, sadece kazancı öncelediği bir döneme tanıklık etti. Ama özellikle

son 50 yılda çevre hareketleri çok ciddi bir bilinçlenmeye yol açtı ve dünya, insanların elleriyle

yaptıklarının nereye gittiğini, büyük bir felakete doğru gittiğini görerek aksiyon almaya

başladı” ifadelerini kullandı.

“COP Süreçleri Farkındalığın Eyleme Dönüşmüş Halidir”

COP süreçlerinin çevre konusunda oluşan farkındalığın eyleme dönüşmüş hâli olduğunu

belirten Şahin, Türkiye’deki çevre hareketlerinin geçmişine de değinerek, “İşte COP31’e ev

sahipliği yapacak Antalya. COP süreçleri aslında bu farkındalığın eyleme dönüşmüş hâlidir.

Türkiye’de ise çevre hareketleri aslında kaplumbağalarla başladı desek yanlış demiş olmayız.

80’li yıllarda bir otel projesi çerçevesinde o dönemin aktivistleri, belki de nüfusun yüzde

99’unun hayatında ilk defa duyduğu caretta caretta kaplumbağalarının bu otel projesi olursa

yok olacağı üzerine yapmış oldukları kampanyayla bütün Türkiye çevre bilinci ve

sürdürülebilirlik ile tanıştı” diye konuştu.

“Çok Kıymetli Bir Proje İçin Bir Aradayız”

DEKAFOK Başkanı Seher Akyol ise, bilimsel verilerin ışığında doğal yaşamı korumak adına

çok kıymetli bir proje için bir arada olduklarını belirterek, “Programımızın sonunda üzerine

uydu izleme cihazı takılan genç bir yeşil deniz kaplumbağasının özgürlüğe, denize kavuşmasına

hep birlikte şahitlik edeceğiz. Peki, bu çalışma neden bu kadar kritik? Çünkü bu proje, deniz

çayırlarını besin kaynağı olarak kullanan yeşil deniz kaplumbağalarının beslenme alanlarını

tespit etmemizi sağlayacak. Deniz çayırları, soluduğumuz oksijenin yüzde 70’ini üreten, yani

bu gezegende yaşamımızı sürdürmemize imkân tanıyan paha biçilmez canlılardır. Yeşil deniz

kaplumbağaları ise adeta çayırların bahçıvanlarıdır. Deniz çayırlarıyla beslenerek o alanların

gençleşmesini, yayılmasını ve balıkların güvenli yumurta bırakabileceği alanlara dönüşmesini

sağlarlar” dedi.

“Devasa Bir Mücadelenin İlk Adımlarını Atıyoruz”

Doğayı hep birlikte korumanın önemine değinen Akyol, “Şüphesiz ki doğal yaşam, tek bir

bireyin, DEKAFOK’un ya da sadece burada bulunan katılımcıların çabasıyla tamamen

kurtarılamaz. Bizler burada devasa bir mücadelenin ilk adımlarını atıyoruz. Bu bilinci geleceğe

taşıyacak olan Millî Eğitim Müdürlüğümüzün desteğiyle yürüttüğümüz ‘Duymayan Kalmasın’

projesi kapsamında bugüne kadar ulaştığımız öğrenci sayımız 45 binin üzerindedir. Bu projenin

hayata geçmesindeki öncü rolü ve yıllardır süregelen sarsılmaz desteği için değerli Sıfır Atık

Vakfı’na minnettarlığımı belirtmek isterim” diye konuştu.

Genç Kaplumbağası “Hanzala”nın Rotası Uyduyla Takip Edilecek

Akdeniz havzasında öncü nitelik taşıyan çalışma kapsamında genç yeşil deniz kaplumbağası

“Hanzala”ya uydu izleme cihazları takıldı. Böylece kaplumbağaların denizdeki hareketleri, göç

ve beslenme rotaları bilimsel veriler ışığında takip edilecek.

Program kapsamında elde edilecek verilerin, deniz ekosistemlerinin önemli unsurlarından olan

deniz çayırlarının yayılım alanlarının daha iyi anlaşılmasına ve denizel habitatların

korunmasına yönelik çalışmaların bilimsel temellerinin güçlendirilmesine katkı sağlaması

hedefleniyor.

IUCN Kırmızı Listesi’nde yer alan yeşil deniz kaplumbağalarının yaşam alanlarının korunması

ve türün geleceğinin güvence altına alınması açısından uydu izleme çalışmasının önemli bir

veri kaynağı oluşturması bekleniyor.

COP31’in Kaplumbağa Maskotu Antalya’da Gerçek Bir Koruma Hikâyesine Dönüştü

Türkiye’nin COP31 Başkanlığı sürecinde iklim değişikliğiyle mücadele; biyoçeşitliliğin

korunması, denizlerin ve doğal yaşam alanlarının güçlendirilmesiyle birlikte ele alınıyor.

COP31 Başkanı Murat Kurum’un liderliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31,

Türkiye’nin iklim eylemi alanındaki çalışmalarını dünyayla paylaşacağı önemli bir platform

olarak hazırlanırken, Antalya’da gerçekleştirilen uydu izleme programı da iklim eylemi ile doğa

koruma arasındaki güçlü bağın somut örneklerinden biri oldu.

COP31’in resmi maskotunun deniz kaplumbağası olarak belirlenmesi ise çalışmaya ayrı bir

anlam kazandırdı. Antalya’nın doğal mirasının önemli unsurlarından olan deniz

kaplumbağalarının bilim ve teknoloji kullanılarak izlenmesi, iklim değişikliğiyle mücadelenin

biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin korunmasıyla birlikte yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.

Haber Merkezi

You May Also Like

More From Author

+ There are no comments

Add yours