Ülkemizde, kurban ve Ramazan Bayramı diye iki dini bayram, Cumhuriyet bayramı,23 Nisan ulusal egemenlik ve çocuk Bayramı, 19 Mayıs gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı olmak üzere dörtte milli bayramı var her yıl coşkuyla kutlanan ve kutlanacak olan.
“Deli de bayram bitmez”..denilir ya ; bizim ülkemizde de bayram bitmez..
Aklınıza ne gelirse onun adına bir bayram düzenlenip kutlanır oldu güzel ülkemde.

Nasıl , bunca oyun havalarına oynanırken , bazen makber bile söylenirken elleri açıp zevkle oynayan varsa ,bir çok isim altında bayramlar yapılıp kutlanıyor..
İsmin ne olduğu önemli değil ki; maksat eğlence olsun, birlikte olunsun, yıllarca birbirini görmeyenler bir araya gelip, konuşup sohbet edip hasret gidersin.
Bunda bir kötülük, art niyet yok, aksine güzellik var.
Bu gibi düşünceler, hangi isim altında olursa olsun, yapılan toplanmalar; birliği beraberliği pekiştirir, kopup parçalanmaları, unutulmaları önler.
Ailelerin bile darmaduman olup , dağılıp gittikleri günümüzde, köylerin dağılıp gitmeleri,köylerin boşalıp ıssız ,tenha ,terk edilmiş birer harabeye dönmüş olmaları hiç de sürpriz sayılmamalı..
Bayramlar, cenazeler sayesinde gelinen, kısa sürede olsa kalınıp da havası solunan ata toprakları özellikle gençler tarafından çoktan unutulmuş durumda.
Sadece nüfus cüzdanlarında ,bir de büyüklerinin sohbetlerinde ismi geçen ata toprakları bu kadar kolay unutulmamalıdır..
Çok değil, daha yirmi ,otuz , bilemedin kırk yıl önce yüzlerce ailenin , binlerce büyük küçük insanın yaşadığı, yaşayıp da ; geçimini sağladığı, okulunda çocukların eğitim aldığı, her karış toprağının işlenerek çeşitli ürünler yetiştirildiği, binlerce hayvanın yetiştirilip, etinden sütünden, yağından ,peynirin den ,kılından ,yünün den para kazanıldığı..
Ağaçlarından ,o ağaçların odunundan, kerestesinden, katranından,püsesinden geçimlerini sağlayan çalışkan insanlar ya ölüm nedeniyle yada başka şehirlere,hatta başka ülkelere göç nedeniyle terk etmek zorunda kaldıkları ata yurtlarına hiç değilse bayramlar sayesinde kısa sürelik de olsa geliyorlar ,hasret gideriyorlar..
Her yıl kutlanan iki dini bayram az geliyor..
Milli bayramlar ancak şehirler de kutlanıyor ..
Daha bir çok ürünle ismi anılan, hatta o ürünlerin mucitleri olan ata yurdum Kuyucak köyünde 29 Ağustos da bal bayramı kutlanacak..
Bu, bu yıl ilk defa kutlanacak bir bayram değil, epeyi bir zaman ara veren bu bayramın kutlanması,bu yıl onuncusu kutlanacak..
Birlik beraberliğin en çok olduğu,doğdukları toprakları, atalarının yaşayıp da ömür tükettikleri, mezarlarının bulunduğu köylerini asla unutmayan Kuyucak köylüleri; bu birlikteliklerini her bayram da ,her cenaze de en iyi şekilde göstermektedirler..
Özellikle, bayramlar da , cenazeler de verdikleri toplu yemekler dillere destan bir vaziyette..
Büyük küçük her Kuyucaklı’nın bir seferberlik ilan edip de canla başla çalışıp, gelen her misafir ile ilgilenmeleri takdire şayan ve alkışı hak ediyor..
Başta köy muhtarı, dernek başkanı ve köye gönül veren güzel insanlar sayesinde kutladıkları her bayramdan yüzlerinin akıyla çıkan Kuyucaklılar emin ki bu bal bayramını da en güzel şekilde kutlayacaklar..
Bal bayramı tesadüfen yapılmıyor ata yurdum Kuyucak da ; onun her köye nasip olmayan doğa harikası dağlarında , topraklarında yetişen birbirinden değerli çiçeklerinden beslenen arıların yaptığı bal gerçekten çok değerli ve isminin bir bayrama verilmesini fazlasıyla hak ediyor..
Bayrama gelecek olanlara tavsiye ederim ki ; mutlaka bu ballardan satın alın ve gerçek, katkısız,doğal balın tadına bakın..
Gelecek olan misafirlere hoş geldiniz derken; emeği geçenlere candan teşekkürler…
Kalın sağlıcakla..

+ There are no comments
Add yours