Farklı yaşlardan, farklı hayat hikâyelerinden gelen kadınların şikâyetleri çoğu zaman aynı başlıklar etrafında toplanır. Kadınların jinekoloji polikliniklerine başvuru nedenleri, daha önce çalıştığım şehirlerde olduğu gibi Manavgat’ta da benzer dağılım göstermektedir. Yapılan araştırmalar da en sık başvuruların vajinal akıntı, adet düzensizliği ve alt karın ağrısı gibi şikâyetler olduğunu göstermektedir.
Kadınların en sık dile getirdiği sorunlar, aslında kadın bedeninin günlük yaşamla kurduğu hassas dengenin bozulduğunu gösteren işaretlerdir.
Jinekoloji polikliniklerine en sık başvuru nedenlerinden biri vajinal akıntıdır. Pek çok kadın akıntının normal mi yoksa hastalık belirtisi mi olduğunu ayırt etmekte zorlanır. Vajinal akıntı aslında tamamen anormal bir durum değildir. Üreme çağındaki sağlıklı kadınlarda belirli miktarda akıntı olması fizyolojiktir. Ancak akıntının renginin değişmesi, kötü koku, kaşıntı ya da yanma eşlik etmesi enfeksiyon belirtisi olabilir. Bu nedenle akıntı şikâyeti kadınların doktora başvurmasının en yaygın nedenlerinden biridir.
Bir diğer sık başvuru nedeni adet düzensizlikleridir. Kadınlar genellikle adetlerinin gecikmesi, erken gelmesi, çok yoğun ya da çok az olması gibi değişiklikler nedeniyle doktora başvurur. Adet düzeni kadın vücudundaki hormonal dengenin önemli göstergelerinden biridir. Bu nedenle adet döngüsündeki değişiklikler sadece bir kanama sorunu değil, bazen hormonal sistemle ilgili daha geniş bir tablonun habercisi olabilir.
Alt karın ve kasık ağrıları da sık karşılaşılan şikâyetler arasındadır. Bu ağrılar bazen adet dönemine bağlı olabilir, bazen yumurtalık kistleri, enfeksiyonlar ya da endometriozis gibi durumlarla ilişkilidir. Kadınların bir kısmı bu ağrıları yıllarca “normaldir” diye düşünerek yaşar ve ancak günlük hayatı etkilemeye başladığında doktora başvurur.
Genç yaş grubunda ise farklı şikâyetler ön plana çıkar. Ergenlik dönemindeki genç kızlar çoğunlukla adet düzensizliği, ağrılı adet görme veya yoğun kanama nedeniyle doktora gelir. Bu yaş grubunda hormonal sistem henüz oturma sürecinde olduğu için düzensizlikler daha sık görülür.
Orta yaş grubunda başvuru nedenleri değişmeye başlar. Yumurtalık kistleri, miyomlar, infertilite yani gebe kalamama sorunları ve tekrar eden vajinal enfeksiyonlar daha sık görülür. Menopoz dönemine yaklaşan kadınlarda ise sıcak basmaları, adet düzensizliği ve vajinal kuruluk gibi şikâyetler ön plana çıkar.
Menopoz sonrasında ise tablo yine değişir. Bu dönemde kadınlar daha çok idrar kaçırma, vajinal kuruluk, ilişki sırasında ağrı veya rahim içi kanama gibi şikâyetlerle başvurur. Özellikle menopoz sonrası görülen kanamalar mutlaka değerlendirilmesi gereken bir bulgudur.
Tüm bu şikâyetlerin ortak bir yönü vardır. Kadınlar çoğu zaman sorunları uzun süre bekletir. Birçok kadın doktora ancak günlük yaşamı belirgin şekilde etkilendiğinde gelir. Oysa erken başvuru hem tanıyı kolaylaştırır hem de tedavi sürecini daha basit hale getirir.
Kadın sağlığı için önerdiğimiz; sadece hastalık ortaya çıktığında değil, düzenli kontrollerle takip edilmesidir. Jinekolojik muayeneler, smear testleri ve düzenli takipler birçok sorunun erken fark edilmesini sağlar.

+ There are no comments
Add yours