Kolajen takviyeleri popüler kültürün gençlik ve güzellik uğruna yarattığı bir efsane mi yoksa gerçekten işe yarıyor mu, bu hafta birlikte bakalım istedim.
En baştan merakımızı giderelim. Evet, doğru formda ve doğru dozda kullanıldığında işe yarar. Yani yine asıl mesele -pek çok takviyede olduğu gibi- doğru ürünü seçebilmek.
Kolojen bağ dokusu ve kemiklerin ana bileşenidir, vücudumuzda bulunan bir proteindir ve vücuttaki tüm proteinin yaklaşık yüzde 30 unu oluşturur.
3 tipi vardır.
Tip 1 / Tip I Kolajen:
Bu açık ara en bol bulunan ve en güçlü kolajen türü. Tendonlar, bağlar, organlar ve cilt (dermis) dahil olmak üzere vücudun bazı kısımlarını oluşturan yoğun olarak paketlenmiş sıkı liflerden oluşur. Tip 1 kolajen ayrıca kemik oluşumuna da yardımcı olur, yara iyileşmesi, cilde elastiklik kazandırması ve cildi gergin tutmak için çok önemlidir.
Tip 2 / Tip II Kolajen
Daha gevşek paketlenmiş liflerden oluşur.
Tip 2 kolajen bağ dokularında bulunan kıkırdak oluşumuna yardımcı olur. Bu yüzden eklem sağlığımız tip 2 kolajenden yapılmış kıkırdağa bağlıdır. Yaşa bağlı eklem ağrısını ve çeşitli artrit semptomlarını önlemede kullanılır.
Tip 3 / Tip III Kolajen
Kasların, organların ve arterlerin yapısını destekler. Genellikle tip 1 ile birlikte bulunur ve cilde sıkılık ve elastikiyet vermeye yardımcı olur.
Ayrıca kalp içinde kan damarları ve doku oluşturur. Damarlarla elastikiyet verir, aynı zamanda kasları güçlendirir.
Kolajen proteini vücudumuzda her yıl azalır. 30umuza geldiğimizde yaklaşık %10 unu, 40larda ise %30a kadarını kaybedebiliriz.
Bundan dolayı eğer beslenme yetersiz ise, 30lardan sonra bile takviyesine başlanabilir. Fakat takviyeden önce beslenme yolu ile (başta et–kemik suyu, tavuk suyu) ve C vitamini destekleriyle kolajen seviyelerinizi yükseltmeye çalışın.
Gelelim en önemli kısıma :
DOĞRU KOLAJEN’İ NASIL SEÇERİZ?
1) kullanım amacına göre.
*cilt sıkılığı
*elastikiyet
*saç ve tırnaklar için tip1 ve tip3 kolajen
*Eklem sağlığına destek isteniyorsa tip2 kolajen seçilmeli.
2) Molekül boyutuna göre
Kolajen çok büyük bir moleküldür. Emilebilmesi için mutlaka belirli bir dalton ağırlığından küçük olması gerekli. Bu noktada eczacınıza mutlaka danışın. (Max 2000 dalton)
3) Hidrolize kolajen seçin
Emilebilir form, biyoyararlanım yüksek form budur.
4) Eğer bir besin alerjiniz var ise, kolajenin kaynağı nedir (balık, sığır, yumurta kabuğu zarı) mutlaka kontrol edin.
Takviye başlayacağınızda, eğer başka bir kronik hastalığınız var ise, düzenli ilaç kullanıyorsanız mutlaka doktorunuza veya eczacınıza danışın, hamile veya emziriyorsanız besinlerden elde etmeye çalışın. Üzerinde her kolajen yazan ürünü çatır çutur yutmayın, maalesef pek çoğu hiçbir işe yaramayan israf sebebi ürünler, mutlaka bir uzman görüşü alın, sağlığınızı riske atmayın.
Sağlık, neşe ve güzellikler dilerim.

+ There are no comments
Add yours