Yıllar önce İzmir de rahmetli Süleyman Demirel in çok büyük bir kalabalığa hitap ettiği coşkulu bir mitinge gitmiştim..

Demirel muhalefet’te , iktidarı seçime götürecek hamleler yapıyor, ülkenin içinde bulunduğu zorlukları örneklerle ,tane tane anlatıyor, ağzından çıkan her söz alanda bulunan devasa kalabalık tarafından kulakları sağır edecek alkışlarla kesiliyordu..
Konuşmasının bir bölümünde; göç var göççç..hazırlanın köylüler, göç var göççç,hazırlanın…deyince başkalarını bilmem ama ben göz yaşlarımı tutamadım ağlamaya başladım..
Göç neden kötü olsun ki ,biz Yörükler her ilkbaharda yayla yoluna düşer,en az yedi gün sürecek zorlu bir göçe çıkardık..
Bu göç bizim için gayet normal gelir, hayatımızın bir parçası olarak kabul ederdik..
Demirel’in bahsettiği göç bizim göçlerden değildi, onun dillendirdiği göç köylülerin köylerini , tarlalarını, ineklerini , koyunlarını, anılarını geride bırakıp da çaresizlikten şehirlere göç etmek zorunda kalacak olmaları idi..
Demirel ve onun bahsettiği göçler de, tıpkı bizim, yakın çevremizin göçlerinin çok gerilerde kaldığı gibi.
Geride kalan göçlerin yerini yeni göçler alır oldu bu güzel ülke de..
Ülkenin en büyük taşımacılık şirketlerinden birisinin üst düzey yöneticisi; bugünlerde nakliyecilik sektöründe işler çok iyi maşallah, ülkemizin devasa tekstil fabrikalarını Mısır’a, Tunus a taşıyoruz..
Aylardır devam eden bu taşımalarla sayısını unuttuğum tekstil fabrikalarını Mısır’a, Tunus a taşıdık ve bundan güzel paralar kazandık ,sırada mobilya fabrikaları var , inşallah onların taşınmasından da sektör olarak güzel paralar kazanacağınız..diyor..
İşini yapan herkes gibi bu işadamı da görüşlerinde, söylediklerinde son derece haklı,kim istemez yaptığı işten para kazanmayı..
Bir ülkeden fabrikalar neden göç eder acaba?..
Fabrika bu fabrika.
Ürettikleri ne ise bulundukları yerde üretmelerine engel olan ne ya da kim?
Kimse keyif için,nam olsun, değişiklik olsun,birazda başka ülkelerde üretim yapayım diye o devasa fabrikaları çok büyük paralar,bedeller karşılığında bulunduğu yerden, kendi ülkesinden söküp de hiç tanımadığı bir ülkenin yolunu tutmaz..
Oturduğumuz bir evin, iş yaptığımız bir iş yerinin ,bir ofisin bile değişikliği bile zor gelirken; koskoca fabrikalarının ülke dışına taşınmasının zorluğunu düşünmek bile istemiyorum..
Yok canım olur mu böyle bir şey, koskoca fabrikalar da yurtdışına, Mısır’a, Tunus’a taşınır mı? yalandır, uydurmadır..
Demeyin,ben kendi kulaklarımla duydum, Kahramanmaraş’ta bir tekstil fabrikası bulunan ve dünyanın dört bir tarafına ürün ihraç eden eski bir öğrencim den..
Hocam işler epeyi zorlandı, maliyetler yükseldi, Mısır, Endonezya ve bazı ülkeler, bizim maliyetimizin yarı fiyatına ürün satıyorlar, bizde elektrik, su , işçi ücretleri ve vergiler çok yüksek, dolayısıyla maliyetlerde yüksek oluyor, imkanım olsa fabrikaları Mısır’a, Tunus’a taşıyacağım.. demişti..
Sevgili öğrencimde olmayan imkanlara sahip olanlar ne yazık ki ülkemiz için çok değerli olan fabrikaları Mısır a Tunus’a taşıyorlar ve taşımaya da devam edeceklerine de benziyor.
Durun ,yapmayın,bu iş ülkenin zararına oluyor..diyen var mı bilmiyorum da ;
Keşke olsa da bu bana çok garip gelen göçler bir dursa .
Kalın sağlıcakla..

+ There are no comments
Add yours