İlklerin hocası Prof. Dr. Ömer Özkan’dan ufuk açıcı konuşma

Paylaşmak Güzeldir..

Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, Güney Kariyer Fuarı’nda (GÜNKAF) öğrencilerle bir araya geldi.

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi koordinasyonunda Akdeniz Üniversitesi’nin ev sahipliğinde 12 üniversitenin katılım sağladığı Güney Kariyer Fuarı (GÜNKAF), Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde devam ediyor. İki gün sürecek olan Güney Kariyer Fuarı’nda alanında uzman isimler öğrencilere deneyimlerini ve kariyer yolculuklarını anlattı. Dünyada ilklere imza atan Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan da öğrencilerle bir araya gelerek kariyerini ve alanıyla ilgili merak edilenleri öğrencilerle paylaştı.

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ın konuşmalarını Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Gülbin Arıcı, Prof. Dr. Cengiz Toker, Prof. Dr. Şükrü Özen, akademisyenler ve öğrenciler takip etti. Toplantının moderatörlüğünü Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdür Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ender Terzioğlu yaptı.

Terzioğlu’nun ve katılım gösteren öğrencilerin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Ömer Özkan, bir kişinin hedefini belirlemesini ve dünyada iz bırakması gerektiğini ifade etti.

KAAN’IN UÇUŞUNU BİRDEN FAZLA KEZ İZLEDİM

Milli muharip uçak KAAN’ın ilk uçuşundan övgüyle bahseden Prof. Dr. Ömer Özkan, “KAAN’ın uçuşunu birden fazla kez izledim ve gururla seyrettim. Bu coğrafyada ekonominiz iyi olacak, savunma sanayiniz iyi olacak ve mutlaka kendinize yeter tarım ve sağlık hizmetlerini karşılamanız gerekiyor.” dedi.

ÖLÜMSÜZLÜK MÜMKÜN MÜ?

Ölümsüzlük mümkün mü? şeklinde gelen bir soruya Prof. Dr. Ömer Özkan, “Çok ünlü bir milyarder vardı. Kalp ve karaciğer nakli oldu, ölümsüz olacağını düşündü ama sonuçta öldü. Burada Orta Çağ’a doğru gidersek insanların ana hedefi ölümsüzlüğü bulmakmış. İnsanlar ölümsüzlük üzerine sürekli çalışmışlar. Bir süre sonra ölümsüzlüğü bulamayacaklarını anlamışlar. Sonuçta bize ne kalmış, sağlıklı yaşamak. İnsan ömrü orta çağlarda 35-40 yaşındayken, biz bugün 80-85’lerden bahsediyoruz. Hedefi yüksek tutmak lazım. Ölümsüzlük denilen kavramda 30’lardan 80’e geldiysek belki 100’e de uzayacak.” dedi. Önemli olanın kaliteli bir yaşam olduğuna değinen Prof. Dr. Ömer Özkan, “Doğdunuz yüzünüz yok, okula gidemiyorsunuz, iki kolunuz yok 80 yaşına kadar yaşamak ister misiniz? İnsan hayatının daha refah daha huzurlu yaşamaktan bahsediyorum. Hedefimizi hep üst seviyede tutmamız gerekir, insanların daha uzun ve sağlıklı yaşayacağını düşünüyorum.” dedi.

KAFA VE BEYİN NAKLİ

Canlıdan organ naklini en iyi yapan ülkelerden birinin Türkiye olduğunu kaydeden Özkan, beyin ve kafa naklinin gelecekte mümkün olup olmayacağına ilişkin ise şunları söyledi:

Beyin nakli yüzyıllardır insanların aklında olan bir şey. İnsana fantastik geliyor. Beyini yaşatmak çok da zor değil. Beyin nakletmek ne için yapılır? Faydalı olabileceği birkaç hastalık da var aslında. İnsan vücudunda beyin çalışıyor ama bir gövde lazım. İş birliği içinde başka branşlarla birlikte bunu geliştirmemiz lazım. Sinir iyileşmesi denilen kavramı bizim uçurmamız gerekir. Daha bizim kafa naklinden önce felç olan insanların tedavisini yapabilmemiz lazım. Felçle yaşayan insanların tedavisini yaptığınız zaman artık beyin nakli yapılabilir.” ifadelerini kullandı. Tıpta baş döndüren bir gelişim yaşlandığının altını çizen Prof. Dr. Özkan, Türkiye’nin de bu gelişimi takip etmesi için tıpta temel bilimlere ağırlık verilmesi gerektiğini söyledi. Bu anlamda Akdeniz Üniversitesi olarak önemli çalışmalar yürüttüklerini anlatan Prof. Dr. Özkan, “Cumhurbaşkanlığı bize büyük destek verdi laboratuvar anlamında. Kanser hastalarının, birçok felcin, sinir sistemi hastalıklarının tedavisi gelecekte temel bilimlerde. Bizim kurduğumuz laboratuvarlarda bu konuda önemli sonuçlar yaşanacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

GENETİK YAPIN

Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda öğrencilerin kalp beyin cerrahisi yazmadığını ve rahata düşkün alanların tercih edildiğini kaydeden Özkan,salondaki öğrencilerden trende kendilerini kaptırmamalarını istedi ve “Bir meslek seçerken, 10-20 sene sonrasını düşünün. Günümüzde dermatoloji, plastik cerrahi popüler çok güzel paralar kazanıyorlar ne olur aldanmayın. Kadın doğum ama üzerine mutlaka genetik yapın. Bizim artık laboratuvarda geri planda çalışacak insanlara ihtiyacımız var.” diye ekledi.

BİR GÜN KALBİN SİPARİŞİNİ VERECEKSİNİZ

Her organ rafta satılabilecek hale gelir mi? sorusuna cevap veren Özkan, buhar makinesinin icadı sonrası yaşanan sanayi devrimini örnek göstererek “Tıpta bu durum farklı. Biz daha basamağı oluşturmaya çalışıyoruz. Biz daha buhar makinesini keşfetmedik. Daha emekleme aşamasındayız. ARGE, immünoloji ve genetik üzerindeki hızı yakaladığımızda bir gün göreceksiniz ki kalbin siparişini vereceksiniz ve takacaksınız. Ütopik gibi gelebilir ama değil. Erken basamakları belirli yerlerde üretiliyor. Yapay rahimler geliştirilmeye başlandı. 15-20 güne kadar anne karnı dışında yaşatılan çocuklar var. Bunlar gelecekte çok daha hızlı gelişecek.” cevabını verdi.

DAHA FAZLA LABORATUVAR ÇALIŞMASI

Kanserin bilinen net bir sebebi olmadığına değinen Özkan, “Bizim daha fazla laboratuvar çalışmamız, ana sebebini bulmak için çok çalışmamız gerekir. Mutlaka ARGE’ye dönük ülkemizde bu ilaçları geliştirmemiz lazım. Sağlık harcamalarını kısmamız için ekonomik ve stratejik değeri olan, kendi kendimize yeterli hale gelmeliyiz. İşinizi basitleştirmeyin. Sadece basit iş bulma hedefinden öte kendinize yer bulun. Unutmayın pandemilerin arkası kesilmeyecek, biyolojik, kimyasal, nükleer saldırılar olabilir, alt yapı olarak bunlara hazır olmalıyız. Aşıyı anında yapmamız lazım. Hedeflerinizi büyük tutun.” diye konuştu.

ORGAN ÜRETİMİ BAŞARILACAK

Gelecekte Ömer Özkan ne yapacak, planı nedir? sorusu üzerine ise Özkan, “Bundan 2-3 ay önce fantastik bir şey oldu. ABD’de domuzdan kalp nakli yapıldı. İlham verici bulgularla oldu. Bu ülkede o nakli yapsanız perişan olmuştunuz. Birçok insana ilham verdi. Ya hayvandan insana nakil yapacaksınız ya da diğeri de siz organ üretmek zorundasınız. Organ üretiminin sonunda başarılacağına inanıyorum. Üniversite olarak hedefimiz bunları gündeme sokmaktır.” dedi.

TRENDLERE TAKILMAYIN

Plastik cerrahinin iki dalı olduğunu dile getiren Özkan, “Birincisi estetik, burun, dudak ameliyatları çok popüler. Dünyada insanların güzelliğine önem verdiği bir trend var. Kendini beğendirme kadar lüks bir kavram yok. Aklını beğendirme yerine, fiziğini beğendirmeye çalışıyor. Plastik cerrahinin estetik dışında, vücudunun ilgilenmediği alanı yok. Ama plastik cerrah olup sadece botoks, dolgu yapacak olursan çok iyi para kazanırsın. Ancak bunun için plastik cerrah olursan ileride bu trend nedeniyle sayı artacak, fiyatı düşecek ve mutsuz olacaksın. Sadece bugünkü trendi düşünmeyin. Hem severek hem de para kazanacağınız işi yapın.” dedi.

YAPAY ZEKA AMELİYAT YAPABİLİR Mİ?

Yapay zekanın geleceği hakkında ne düşündüğü sorusuna cevap veren Prof. Dr. Ömer Özkan, “Robotik cerrahi alanında yapay zeka var. Robotik cerrahi ile yapay zeka bu işin içine girdi. Şu anda uzaktan ameliyat yapıyorsunuz. İnsan DNA’sının çözülmesi bile yıllar alacak. O yapay zeka DNA ile başa çıkması mümkün değil bence. Her insanın gözü farklı, her insanın burnu farklı, her insanın kalbi farklı. Dünyada 8 milyar insan var. Bunun içinde 8 milyar tane yapay zeka geliştirmen gerekir. Hayatımızı kolaylaştıracak bir çok mesleğin yerini alacak ama tıp alanından önce sosyal bilimlerde bir çok şeyi yapay zeka çözecek. Korkacak bir şey yok yapay zeka ile yürümenin yöntemini bulacağız.” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay’ın sorusuna ise Prof. Dr. Ömer Özkan, mühendislik ile tıp biliminin birbirine yakınlaşarak ilerlediğini ve Akdeniz Üniversitesi’nde de mühendislik alanındaki hocalarla birlikte çalıştıklarını söyledi.

Prof. Dr. Ömer Özkan’ın 2004 yılında yarık dudak tedavisi yaptığı bir hastası da toplantı da söz alarak teşekkürlerini iletti.

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay, Prof. Dr. Ömer Özkan’a plaket takdim etti. Toplantı toplu fotoğraf çekiminin ardından son buldu.

Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü / Bülten

You May Also Like

More From Author

+ There are no comments

Add yours