İçeriğe geç
Gündem

HPV Pozitifliği Kanser Olduğunuz Anlamına Gelmiyor

Akdeniz Haber

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet GÜL, HPV testi pozitif çıkan kadınların sonucu doğrudan kanser tanısı olarak değerlendirmemeleri gerektiğini belirterek, “HPV pozitifliği bize bir risk faktörünün bulunduğunu söyler. Önemli olan virüsün tipi, kalıcı olup olmadığı ve rahim ağzında hücresel değişiklik oluşturup oluşturmadığıdır” dedi.

Kadınlarda rahim ağzı kanseri taramalarında HPV testlerinin giderek daha fazla kullanılmasıyla birlikte, “HPV pozitif çıktım, kanser miyim?” sorusu da kadın doğum hekimlerinin sık karşılaştığı endişelerden biri haline geldi.

Konuyla ilgili bilgi veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet GÜL, HPV’nin son derece yaygın bir virüs olduğunu ve pozitif bir test sonucunun tek başına rahim ağzı kanseri anlamına gelmediğini vurguladı.

“HPV pozitif sonucunu gören hastalarımızın bir kısmı doğal olarak büyük bir endişeye kapılıyor. Oysa HPV enfeksiyonu ile kanseri birbirinden ayırmamız gerekiyor. HPV’nin çok sayıda tipi bulunuyor. Bunların bir kısmı düşük riskli, bir kısmı ise kanser gelişimi açısından yüksek riskli olarak sınıflandırılıyor. Yüksek riskli HPV saptanması dahi kişinin kanser olduğu anlamına gelmez.”

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre HPV enfeksiyonlarının yaklaşık yüzde 90’ı vücut tarafından kontrol ediliyor. Enfeksiyonların çoğu bir veya iki yıl içerisinde kendiliğinden ortadan kalkıyor. Asıl önem taşıyan durum ise yüksek riskli HPV tiplerinin kalıcı hale gelmesi.

HPV 16 ve 18 neden daha önemli?

HPV tiplerinin hepsinin aynı riski taşımadığını belirten GÜL, özellikle HPV 16 ve HPV 18 gibi yüksek riskli tiplerin daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) de yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının büyük çoğunluğunun kansere dönüşmediğini; rahim ağzı kanserinin gelişiminde temel riskin yüksek riskli bir HPV tipinin kalıcı enfeksiyon oluşturması olduğunu bildiriyor. CDC’nin güncel verilerine göre yeni HPV enfeksiyonlarının yüzde 90’dan fazlası iki yıl içerisinde saptanamaz hale geliyor.

GÜL, “Bu nedenle HPV sonucuna yalnızca pozitif veya negatif şeklinde bakmıyoruz. Hangi HPV tipinin bulunduğu, beraberindeki smear sonucunun nasıl olduğu, hastanın yaşı, önceki tarama sonuçları ve HPV’nin takiplerde devam edip etmediği bizim için önemlidir” dedi.

HPV pozitif çıktıktan sonra ne yapılmalı?

HPV pozitifliğinin ardından her kadına aynı işlemin uygulanmadığını belirten GÜL, sonraki adımın kişinin risk durumuna göre belirlendiğini ifade etti:

“Bazı hastalarda belirli bir süre sonra HPV ve smear kontrolü yeterli olabilirken, bazı hastalarda kolposkopi ile rahim ağzının büyütülerek ayrıntılı değerlendirilmesi ve gerekli görülürse biyopsi alınması gerekebilir. Dolayısıyla başka bir kişinin HPV sonucuyla kendi sonucumuzu karşılaştırarak karar vermek doğru değildir.”

ABD Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI) de anormal rahim ağzı tarama sonuçlarının çoğunun kanser anlamına gelmediğini; bu sonuçların sıklıkla HPV enfeksiyonu veya takip ya da gerektiğinde tedavi edilebilen erken hücresel değişiklikleri gösterdiğini belirtiyor.

“HPV pozitifliği eşinizin sizi aldattığını göstermez”

HPV sonucunun çiftler arasında gereksiz kaygı ve tartışmalara da neden olabildiğine dikkat çeken GÜL, virüsün ne zaman alındığının çoğu zaman kesin olarak belirlenemeyeceğini söyledi.

“Bir kadında yıllar sonra HPV saptanması, enfeksiyonun yakın zamanda alındığını göstermez. Daha önce edinilmiş bir HPV enfeksiyonu yıllar sonra yeniden saptanabilir. Dolayısıyla pozitif HPV sonucunu ilişkinin ne zaman başladığı veya eşlerin sadakati konusunda bir kanıt olarak değerlendirmek doğru değildir.”

NCI da yıllarca negatif testlerden sonra HPV’nin yeniden pozitifleşmesinin mutlaka yeni bir enfeksiyon anlamına gelmediğini ve daha önceki bir enfeksiyonun yeniden aktif hale gelebileceğini belirtiyor.

HPV’den korunmada aşı ve tarama birlikte önemli

HPV aşısının kanserle ilişkili HPV tiplerine karşı korunmada önemli olduğunu belirten GÜL, aşının düzenli rahim ağzı kanseri taramalarının yerini almadığını da vurguladı.

WHO, HPV aşılamasının yanı sıra HPV taraması ve kanser öncüsü lezyonların gerektiğinde tedavi edilmesini rahim ağzı kanserini önlemenin temel unsurları arasında gösteriyor.

“Korkmak yerine doğru takip önemli”

GÜL, HPV testi pozitif çıkan kadınlara şu mesajı verdi:

“HPV pozitifliği kanser olduğunuz anlamına gelmez. Bizi ilgilendiren asıl konu yüksek riskli HPV enfeksiyonunun kalıcı hale gelip gelmediği ve rahim ağzında hücresel değişiklik oluşturup oluşturmadığıdır. Bu nedenle HPV sonucundan korkup kontrollerden kaçmak yerine, sonucu doğru değerlendirmek ve gerekli takipleri zamanında yaptırmak gerekir. Düzenli tarama sayesinde kanser öncüsü değişiklikleri henüz kansere dönüşmeden tespit edip gerekli önlemleri alabilmek mümkündür.”

Op. Dr. Mehmet GÜL

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Paylaş WhatsApp X Facebook

Benzer haberler

Yorum yaz

Resmî ilanlar