Paylaşmak Güzeldir..

Cebiniz Değil, Vicdanınız Dolu Olsun..

Bir garip zamana denk geldik.

İnsanlar artık birbirine “İyi misin?” diye sormuyor. İlk baktığı şey; hangi arabaya biniyor, ne kadar kazanıyor, hangi telefona sahip…

Cebimiz büyüdü belki ama vicdanımız küçüldü.

Eskiden kapı komşusu aç mı, hasta mı diye merak edilirdi. Şimdi aynı apartmanda yıllardır yaşayan insanların adını bile bilmiyoruz. Sokakta yere düşen birini kaldırmaktan çok, telefonumuza sarılıp video çekiyoruz.

Ne oldu bize?

Parayı baş tacı ettik de insanlığı ayağımızın altına mı aldık?

Bir çocuk çöpten ekmek toplarken başımızı çeviriyoruz. Yaşlı bir amca poşetlerini taşımaya çalışırken acelemiz var diyoruz. Bir annenin gözyaşını, bir babanın çaresizliğini görmezden geliyoruz. Sonra da “İnsanlık bitmiş.” diye şikâyet ediyoruz.

İnsanlığı bitiren kim?

Biz…

Çünkü vicdanımızı cebimize sığdırmaya çalıştık.

Artık yardım ederken bile reklam yapıyoruz. İyilik yaparken kamerayı açıyoruz. Bir lokma ekmek verirken karşılığında alkış bekliyoruz. Oysa gerçek iyilik sessiz olur. Gerçek vicdan, kimse görmeden de el uzatabilmektir.

Şunu unutmayalım…

Cebinizde milyonlar olabilir. Ama bir yetimin duasını alamıyorsanız fakirsiniz.

En pahalı kıyafetleri giyebilirsiniz. Ama bir mazlumun gözyaşına kayıtsız kalıyorsanız çıplaksınız.

En lüks evlerde oturabilirsiniz. Ama komşunuzun derdini bilmiyorsanız aslında yalnızsınız.

Hayat, banka hesabından ibaret değil. İnsan olmak; paylaşabilmek, utanabilmek, merhamet edebilmektir.

Bugün cebinizi değil, vicdanınızı yoklayın.

Hangisi daha dolu?

Çünkü gün gelecek ne banka hesaplarımız konuşulacak ne de sahip olduklarımız… İnsanlar sadece şunu hatırlayacak:

“İyi bir insandı…” ya da…

“Parası çoktu ama vicdanı yoktu.”

İşte bütün mesele de budur.

Hoşça ve sevgiyle kalın…

You May Also Like

More From Author

+ There are no comments

Add yours