Neler oluyor bize …Neler oluyor bize..
Neler oluyor güzel ülkemin insanlarına..
Neler oluyor büyük Türk milletine..
Neler oluyor Türk milletinin son kalesi, son limanı, son vatanı Türkiye ye?
Yaş geldi yetmişe..
Neler gördüm,neler yaşadım..
Hangi haksızlıklara uğradım..
Hangi yoklukları , açlıkları yaşadım..
Kaç defa cep delik cepken delik ..diyerek beş parasız günleri yaşadım..
Kaç gecem korkudan uykusuz geçti..
Kaç defa dayak yememek için gittiğim yolu değiştirdim…
Nelerde,sen ülkücüsün,sen sağcısın,sen Türkeşçisin.. denilerek hor görüldüm,adam yerine konulmadım..
Saymaya kalksam sayılar birbirine karışır.
Akranlarımla birlikte ateş çemberinden geçtik..
Bu geçişler de kiminiz düştü, düşürüldü,o ateş çemberinden geçemedi,daha hayatlarının baharında kara toprağa düştü..
Ateş çemberinden geçenlerin de birçoğu eski hallerinde değillerdi ve asla eski sağlıklı hallerine dönemedi..
Ama herşeye rağmen o günler bu günlere benzemiyor du..
Bu günlerde çok şey değişti..
Suçlu kim , suçsuz kim, haklı kim , haksız kim belli olmaz oldu..
Baş nere, ayak nere?
Bilinmez oldu…
O beğenilmeyen zamanlar da ,bu kadar suçsuz günahsız kadınlar öldürülmüyordu.
Babalar evlatlarının gözleri önünde dövülmüyordu..
Babaların ellerinde ki minik bebekler gözü dönmüş caniler tarafından sopa ile dövülüp,kafa tasları parçalanmıyordu..
On sekiz yaşından küçük çocuklar birer suç makinesi haline dönüştürülmüyordu..
Sigara ,rakı,votka,cin,şarap,bira en büyük zararlı alışkanlıklardı..
Haa..birde esrar diye bir kafayı bulduran sigaraya benzer bir içecek vardı da ; onu da içenlerin hippiler olduğunu bilirdik..
Ya şimdilerde?
Yukarıdaki saydıklarım nerdeyse masum kaldı bunca uyuşturucu arasında..
Kumar her zaman kötü idi, ocaklardan uzak .. denilir,uzak olması için dualar edilirdi..
Kumar..
Hani şu sigara dumanı ile kaplanmış bazı kahvelerde oynanan ve alışanların ocaklarını söndüren kumar..
O artık evin içine kadar girer oldu..
Adı sanaldı ama sonuçları gerçekti..
Eline geçirdiğini, kucağına düşürdüğünü anasından doğduğuna pişman eder oldu.
Eskiden yılda bir olan milli piyango çekilişi neredeyse her gün olur oldu.
Belki de bana çıkar, ya çıkarsa? denilen en büyük ikramiye yi şansa bırakmaz, istenilene çıkarılır oldu.
Spor Toto,süper loto yerini , sayısız şans oyunlarına bıraktı..
Futbol, şikesi bol,bahis oyunu ,kumar oyunu haline dönüştürüldü..
Ayrılıklar, boşanmalar bir yangına dönüştü.
Evlenmeler zor,ayrılmalar kolay oldu..
Ben Manavgat’ın yarısını boşadım ..diyen hakimi kulaklarımla duydum da inanamadım..
Kimse yaptığı işten, bulunduğu konumdan memnun olmaz oldu.
Gençler umutlarını başka ülkelerde arar oldular..
İnsanların başka ülkelere göçmesi ne ise de; koskoca fabrikalar başka ülkelere göçer oldu..
Herkes kendi işini kendi yapmaya ,kendine göre adaleti sağlamaya çalışır oldu..
Türk adaletine güvenenlerin sayısı azaldı..
Eskiden bir joplu diye anılan başçavuş Manavgat’ın bir çok belalısını mum etmişti, şimdilerde joplular çoğaldı ama ortalık da mum olanları hiç göremez olduk..
Trafik de yüreğimiz ağzımızda yol alıyoruz..
Ne zaman nereden bir maganda çıkacak da başımızı belaya sokacak belli değil..
Antalya Manavgat kara yolu değil çile yolu denilecek yolda zaten felç olmuş trafik de ,trafik kurallarına uyan çok az.
Yasaklar adeta uygun hale dönüşmüş , herkes kafasına göre, istediği gibi araba kullanıyor..
Görevleri trafiği kontrol etmek olanları ara ki bulasın..
O zaman vatandaş kendi kurallarını kendi koyuyor..
Emniyet şeridini keyfi kullananlara yurdum kamyoncu su, hafif sağa geçerek o kural tanımazlara; dur yolcu bilmeden gelip geçtiğin bu şerit sana yasak..diyor .
Yolun açık olsun teşekkürler adını soyadını bilmediğim güzel ülkemin güzel evlâdı..
Kalın sağlıcakla..

+ There are no comments
Add yours