Senin anlayacağın oğul; iyi insanlar, iyi atlara bindiler, gittiler….
Sözü geldi aklıma, art arda ahrete göçüp giden Manavgat’ın iyi insanlarının selalarını duyunca, vefat haberlerini okuyunca…
Gidenlerin hepsi mi iyi, kötülerden giden yok mu?

Elbette gidişler de iyi kötü ayrımı yapılmıyor, inancımıza göre vadesi gelen, vakti dolan göçüp gidiyor ahirete..
Giden kötülere yazacak bir şey yok, en azından benim yazacağım bir şey yok..
Ben hep iyileri yazmaya çalışır, onların bende bıraktığı güzel anılardan bahsederim..
Manavgat gerçekten güzel evlatlar yetiştirdi ve yetiştirmeye de devam ediyor..
Bu güzel ,iyi evlatlar sadece okullar da yetişip de Manavgat’a, Türkiye’ye, insanlığa güzel hizmetler vermedi..
Tamam, okullar da , üniversiteler de birbirinden değerli Manavgat evlatları yetişti ve çoğu Manavgatlı’nın görüp bilmemesine takdir etmesine rağmen aldıkları görevleri alınlarının akı ile çok büyük başarılar ile yerine getiriyor ,getirmeye de devam edecek..
Manavgat’ın en büyük hastalığı olan yabancı hayranlığı ne yazık ki pırlanta gibi Manavgat evlatlarının yok olarak kabul edilmesine sebep oluyor..
Bu konuda, bir başka zaman da uzun ve kapsamlı bir yazı yazmayı düşünüyorum çünkü bu olay bende derin üzüntülere sebep oluyor..
Bizim ustalarımız var ,her branşta, zor şartlarda, zorlu yıllarda , kısıtlı imkanlarla da olsa kendilerini çok iyi yetiştirmiş, zamanla yaptıkları mesleklerde uzmanlaşmış, aranan olmuş ve en önemlisi de birbirinden değerli çıraklar yetiştirerek mesleklerinin devamını sağlamış..
Onlar sadece icra ettikleri meslekleri ile değil, olağanüstü saygılı ve samimi halleri ile ,toplumda edindikleri yerler ile Manavgat’ın örnek ve aranan insanları olmuşlardır..
Bir yandan çok başarılı oldukları mesleği yerine getirirken, diğer yandan dükkanına gelen yada dükkânın önünden geçen herkese selam verip, verilen her selamı büyük bir saygı ile alan, yolu o minik ama sevimli dükkana düşen herkesle sohbet eden,onlara çay kahve ikram eden örnek bir esnaflardan birisi idi terzi Selçuk Yıldız.
Onu her zaman sabahın erken saatlerinde açtığı dükkanında, ya kumaş keserken, ya makinenin başın da dikiş dikerken, yada hiçbir zaman eksik kalmayan misafirleri ile sohbet ederken görürdüm..
Ne zaman selam versem saygılı bir şekilde karşılık verir o kendine çok yakışan gülümsemesini gösterirdi..
Manavgat ın nüfusunun bu kadar olmadığı, hemen herkesin birbirini tanıdığı o güzel ve özlenen yıllarda , şimdilerde yerinde büyük bir iş hanı olan , Uluçay sineması girişinde ki beş altı dükkandan birisinde icra ederdi terzilik mesleğini..
Hemen yanında yine bir Manavgat efsanesi berber Ahmet abi,az ilerde bir İstanbul beyefendisi Harun Tümbül abi..
Sanki esnafın milli takımı gibi idi bu güzel insanlar..
İşte bu iyi insanlar, iyi atlara binip de gittiler.
Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun..
Mekanın cennet olsun Manavgat’ın örnek terzisi, güzel evlâdı Selçuk Yıldız abi..
Kalın sağlıcakla..

+ There are no comments
Add yours