İçten, usul usul yanan bir ateşi herkes göremez, fark edemez,hissedemez…
Hele de bu ateş çok uzaklarda ise , bunlar hiç olmaz..
Zamanla uzaktan küçük küçük dumanlar yükselmeye başlar, görenlerin önemsemediği, küçük bir çalı yanıyordur herhalde.. dediği..

Bir müddet sonra o dumanlar artmaya, dumanın rengi değişmeye, duman yerini alevlere bırakmaya başlayınca işler değişmeye, kafalar karışmaya başlar ve işin ciddiyeti anlaşılır..
Bu sadece küçük bir çalının yanması ile ortaya çıkan bir duman olmasa gerek,bu bir yangın olmalı ve eğer gidip kontrol etmezsem, söndürmeye yardım etmezsem ,o yangın orada kalmaz ,her tarafa yayılır beni de yakar…denilir..
Ülke çok yangınlar gördü, yaşadı..
Yangın bildiğimiz yangın olsa ,ne kadar hasar verirse versin,er geç kontrol altına alınır söndürülür..
Son günlerde, hatta yıllar da çıkan,çıkıp da hızla tüm Türkiye’yi sarmaya başlayan yangın, ekonomik yangın..
Hani mutfak da ki yangın denilen bir yangın çeşidi var ya; işte o yangın mutfaktan dışarı çıktı ve tüm evi ,tüm sokakları ,caddeleri ,mahalle ,ilçe ,il ve ülkeyi sardı..
Yangın bu..
Bilirsin yangın; aman şunu yakayım da ,şuna torpil geçip de onu yakmayayım..
Aman, bu çok küçük, bu çok taze buna nasıl kıyarım ki; onu yakmaya gönlüm razı gelmez… demez..
Benim işim fakirin , kimsesiz in küçük evini , işyerini yakmak,zenginle uğraşamam,onlara dokunulmaz , zenginlerden uzak dururum ben…demez..
Yangın önüne geleni,eline geçirdiğini yakar geçer..
Onda torpil,adam kayırma olmaz.
O bizim adam,bu bizim partiden,şu bizim cemaatten.. Düşüncesi hiç olmaz.
Yeter ki başlasın o yangın..
Ve normal yangın değil ama ekonomik yangın başlayalı epeyce oldu ama ,o küçük dumanlar, küçük alevler yükselmeye başladı ve zenginlerin evlerinden, işyerlerinden içeriye girmeye başladı..
Önce, aylık en az beş yüz bin lira geliri olan hissetti bu yangını ve bağırdı; bu parayı size vereyim de siz geçinin..dedi
Eski başbakan, siyasi parti genel başkanı; ben geçinemiyorum..dedi .
Müsiad.. kimilerine müstakil işadamları derneği, kimilerine göre Müslüman işadamları derneği başkanı; yangın var .. yangın.. yetişin a dostlar yanıyoruz..ülke yanıyor ..diye bağırmaya başladı..
Davul uzakta çalınıyordu ve sesi de çok güzel geliyordu önceleri..
Davul yakına gelince, hatta ; buyur ağam birazda sen çal bu davulu ..denilince ; davulun sesi pek de güzel değilmiş..denilir oldu..
Bizim ülkemizde sigaraya,içkiye zam gelince; oh olsun,iyi olmuş ,az bile gelmiş..
Şu kadar lira olsun da , içen içmeyen belli olsun..denilir .
Akaryakıt’a gelen zam için; iyi olmuş, arabası olan düşünsün, ben zaten her zaman 50 kiralık benzin alırım..denilir.
Sanki başka yerlerde bedava ,sanki Almanya’da , İngiltere’de ucuz..
Almanlar, İngilizler bile yokluk çekiyor..denilir .
Denilir de yapılan her zamma ,her haksız vergiye bir bahane bulunur, kılıfların en güzeli, son modeli dikilir..
Fakir,emekli, asgari ücretli zaten zor geçiniyor bu güzel ülke de .
Ama anlaşılan o ki,bu güzel ülkenin kaymağını, böreğini,hakiki balını yiyenler de geçim zorluğunu hisseder ,hatta yaşar oldular..
Fakir alışık da bu yokluklara; zengin nasıl alışacak işte bunu merak ediyorum..
Kalın sağlıcakla…

+ There are no comments
Add yours