“Orgazm, bir görev ya da başarı ölçütü değil; bedenin ve zihnin uyumla verdiği bir yanıttır.”
Orgazm olamamak, kadın cinselliğinde en çok yanlış anlaşılan ve en fazla sessiz kalınan konulardan biridir. Pek çok kadın orgazm yaşamadığını fark ettiğinde kendisini “eksik”, “yetersiz” ya da “normal değilmiş” gibi hisseder. Bu düşünceler çoğu zaman utançla birlikte gelir ve konu dile getirilmeden, konuşulmadan, içe atılarak yaşanır.
Oysa en baştan net bir çerçeve çizmek gerekir:
Orgazm olamamak, tek başına bir hastalık değildir.
Ancak bu durumun hiç önemsenmemesi gerektiği de doğru değildir.
Orgazm Nedir, Ne Değildir?
Orgazm, sadece bedensel bir refleks değildir. Kadın orgazmı; bedensel uyarılma, zihinsel rahatlama, güven duygusu ve duygusal yakınlığın bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bu nedenle orgazmı yalnızca “oldu–olmadı” şeklinde değerlendirmek, kadın cinselliğini fazlasıyla basitleştirmek olur.
Ayrıca her kadının orgazm deneyimi farklıdır. Süresi, yoğunluğu, ortaya çıkma şekli ve sıklığı kişiden kişiye değişebilir. Bu farklılıklar normaldir. Tek tip bir “doğru orgazm” tanımı yoktur.
Bedensel ve Hormonal Etkenler
Kadın cinsel yanıt döngüsünde hormonların önemli bir yeri vardır. Özellikle:
Menopoz ve menopoz geçiş döneminde
Vajinal kuruluk ve ağrı eşlik ediyorsa
Doğum sonrası ve emzirme döneminde
Bazı ilaçların (doğum kontrol hapları, antidepresanlar vb.) kullanımında
orgazm hissi zorlaşabilir ya da daha silik hâle gelebilir.
Menopozdaki bazı kadınlar şunu ifade eder:
“Eskiden daha kolay hissediyordum, şimdi zorlaşıyor.”
Bu durum çoğu zaman kadının isteksizliğinden değil, hormon eksikliğine bağlı doku değişimlerinden kaynaklanır. Yani orgazm olamamak her zaman psikolojik bir sorun değildir; bedenin verdiği fizyolojik bir yanıttır.
Ağrı Varken Orgazm Beklenebilir mi?
Cinsel ilişki sırasında ağrı yaşayan bir kadının orgazm olması beklenemez. Ağrı, bedenin kendini koruma refleksini devreye sokar. Bu durumda zihin gevşeyemez, beden uyarılmaya izin vermez.
Bu nedenle vajinal kuruluk, ağrılı cinsel ilişki ya da hassasiyet gibi durumlar düzeltilmeden orgazm sorununa odaklanmak doğru değildir. Burada orgazm olamamak bir “bozukluk” değil, doğal bir savunma tepkisidir.
Psikolojik ve İlişkisel Boyut
Orgazm, zihinsel olarak rahat olmayı gerektirir. Kadın:
Kendini güvende hissetmiyorsa
Sürekli performans baskısı altındaysa
“Olacak mı?” kaygısıyla ilişkiye giriyorsa
İlişkide duygusal mesafe varsa
beden gevşeyemez ve orgazm zorlaşır.
Özellikle infertilite sürecinde cinselliğin “takvimli görev” hâline gelmesi, orgazmı geri plana iter. Cinsellik keyif olmaktan çıkıp hedef odaklı bir sürece dönüştüğünde, orgazm beklentisi de doğal olarak azalır.
Eşin aceleci, beklenti yüklü ya da anlayışsız yaklaşımı da kadının kendini rahat bırakmasını zorlaştırabilir. Ancak burada denge önemlidir:
İlişki çok iyi olsa bile, bedensel sorunlar çözülmeden orgazm kolaylaşmaz.
Bedensel koşullar uygun olsa bile, yoğun zihinsel baskı varsa orgazm zorlaşır.
Doğumdan Sonra Orgazm Değişir mi?
Doğumdan sonra birçok kadın orgazm deneyiminin değiştiğini fark eder. Bunun nedenleri arasında:
Bedensel değişimler
Yorgunluk ve uykusuzluk
Annelik rolünün getirdiği zihinsel yük
Kadının beden algısındaki değişim
yer alır.
Bu değişim çoğu zaman geçicidir. Ancak konuşulmadığında, destek alınmadığında ya da “normaldir” denilerek geçiştirildiğinde kalıcı bir soruna dönüşebilir.
Ne Zaman Değerlendirilmelidir?
Orgazm olamamak, kadını rahatsız etmiyorsa bir hastalık olarak görülmek zorunda değildir. Ancak:
Kadın bu durumdan mutsuzsa
Cinsel yaşamdan uzaklaşmaya başlıyorsa
İlişki olumsuz etkileniyorsa
durumun değerlendirilmesi gerekir.
Buradaki amaç, her kadını orgazm olmaya zorlamak değildir. Amaç, kadının kendi beden…

+ There are no comments
Add yours