Manavgat Çevre Platformu Yürütme Kurulu, ilçemizin doğasını, yaşam alanlarını ve geleceğini tehdit eden çevre sorunlarına karşı tek ses, tek yürek oldu. Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) platform kurucusu ve koordinatörü Emine Güler Sönmez başkanlığında düzenlenen geniş katılımlı toplantıda; sivil toplum kuruluşları, mahalle muhtarları ve çevre gönüllüleri Manavgat’ın akciğerlerini korumak için bir araya geldi.
Toplantının ana gündemini; Toros Dağları’ndaki vahşi madencilik faaliyetleri, Oymapınar’daki YGES projesi, Sorgun Çamlığı’nın tamamen koruma altına alınması ve Manavgat Irmağı’ndaki kirliliğin önüne geçilmesi gibi hayati konular oluşturdu. Katılımcılar, ilçenin doğal dengesini bozacak her türlü girişime karşı ortak bir “Acil Eylem Planı” hazırlanması yönünde tam bir uzlaşıya vardı.
“Sorunları El Ele Vererek Aşacağız”
Açılış konuşmasını yapan Platform Koordinatörü Emine Güler Sönmez, çevre kirliliğiyle mücadelenin ancak topyekûn bir toplumsal dayanışmayla başarıya ulaşabileceğini vurguladı. Sönmez, “Çevre kirliliğine neden olan sebepleri ortadan kaldırmak ve kalıcı çözümler üretmek için tüm sivil toplum kuruluşlarıyla el ele vermek zorundayız. Güçlerimizi birleştirirsek aşamayacağımız sorun yok” diyerek, özellikle okul öncesi dönemden itibaren başlayan çevre eğitimlerinin önemine dikkat çekti.
Ortak Çığlık: Siyaset Üstü Mücadele ve Eğitim
Toplantıda söz alan çevre gönüllüleri, çevre mühendisleri ve eğitimciler, çevre mücadelesinin siyaset üstü bir anlayışla, doğrudan halkın katılımıyla yürütülmesi gerektiğinin altını çizdiler. Yapılan konuşmalarda şu hayati uyarılar ve çözüm önerileri öne çıktı:
•Ekolojik Yıkıma Karşı Toplum Hareketi: Toroslar’ın benzersiz endemik bitki örtüsünün ve ormanlarımızın vahşi madencilikle sömürülmesine karşı, konunun sadece basit bir çevre sorunu değil, bir “ekoloji ve yaşam” mücadelesi olarak görülmesi gerektiği belirtildi.
•Geri Dönüşüm ve Sıfır Atık Bilinci: Mahallelerdeki çöp toplama merkezlerinin yetersizliği dile getirilerek, yerel yönetimlerin temizlik hizmetlerini artırması, çöplerin kaynağında ayrıştırılması ve halkın bu konuda acilen eğitilmesi gerektiği vurgulandı. Çevre mühendisleri ve TEMA Vakfı temsilcileri, oteller ve sanayi tesislerinin oluşturduğu kirliliğin sıkı takibe alınması gerektiğini hatırlattı.
•Mahallelerde Çevre Seferberliği: ÇYDD gibi köklü kurumların öncülüğünde mahallelerde çevre etkinlikleri ve “En Güzel Balkon Yarışması” gibi teşvik edici projelerle yeşil alan algısının evlerin içine kadar sokulması gerektiği ifade edildi.
•Siyasetten Beklemek Yerine Harekete Geçmek: Katılımcılar, çevre sorunlarının çözümü için yukarıdan bir adım beklemek yerine, “Biz toplum olarak ne yapabiliriz?” sorusunu sorarak her kurumun bir çevre projesine odaklanması ve güç birliği yapması gerektiği fikrinde birleşti.
Mücadele Bağımsız ve Kararlı Sürecek
Platformun sürdürülebilir olması için hiçbir siyasi odağa bağlı kalmadan, tamamen bağımsız ve özgün kararlarla yoluna devam etmesi gerektiği toplantının en önemli sonuçlarından biri oldu.
Platform Koordinatörü Emine Güler Sönmez, katılan tüm STK temsilcilerine ve muhtarlara teşekkür ederek, yakın zamanda ikinci toplantının tarihini ve netleşen eylem planı gündem maddelerini kamuoyuyla paylaşacaklarını belirterek toplantıyı kapattı.
Büşra Deveci / Haber

+ There are no comments
Add yours