Paylaşmak Güzeldir..

Bir insan, hele de bir şehir eski günlerini arar mı?

Keşke o günlerde takılı kalsak da ; o güzel günleri yaşıyor olsaydık..der mi?

Der be kardeş..

Der ,hatta her gün tekrar eder bu isteğini..

Manavgat özellikle 80’lerden sonra çok göç alır oldu ve Türkiye’nin, hatta dünyanın dört bir yanından binlerce insan gelir oldu.

Bu önlenemez göç ne yazık ki Manavgat’ın dokusunu bozdu ve aradan geçen yarım asıra yakın bir zamandır bu bozulma artarak devam ediyor.

Manavgat’ta hiç bir şey eskisi gibi kalmadı, hemen her şey değişti..

Her değişiklik kötü yönde olmadı elbet..

Manavgat turizmde , tarımda dev adımlar attı,adını tüm dünyaya duyurdu..

Manavgat’ta eğitime büyük önem vererek, birbirinden değerli evlatlar yetişerek Türk milletinin, insanlığın hizmetine sunuldu.

Her konuda ,her dalda konuların da uzmanlaşmış, mesleklerinin yüz akları olmuş Manavgatlı gençler sahaya çıkarak, Manavgat’ın sadece turizmle,tarımla anılmayacağını tüm dünya’ya ilan etmişlerdir..

Bütün bu güzelliklerin yanında ne yazık ki; Manavgat bir çok kötü alışkanlıkların ev sahipliğini yapar olmuştur..

Uyuşturucu,sahte ürünler, sanal kumar,mafya özentisi, tefecilik, rüşvet, sokak kavgaları,filim sahnesinde rastlanacak cinayetler ne yazık ki Manavgat’a hiç yakışmıyor..

Bunun yanında yerli aileler arasında ki anlaşmazlıklar da can sıkar duruma geldi..

Manavgat yetmişli yıllarını arıyor..

Manavgat o yıllarda ki bazı güzel ve yeri asla dolmaz insanları arıyor..

Şimdilerde sayısını şahsen benim bilmediğim kadar çok zengin Manavgat evlâdı var ama bir tane sözü dinlenir, lafının üzerine laf söylenmez ,emrin olur ağam.. denilecek bir ağası yok ne yazık ki..

Lafı uzatmadan sorayım, var mı bir zamanlar Manavgat’ın Amat ağası, Ahmet Uluçay’ın  yerini tutacak bir ağası Manavgat’ın?

Var mı Amat ağa gibi, Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı Süleyman Demirel’e ,Ne haber Süleyman? Diyecek, diyebilecek bir ağası?

Amat ağa’nın,o devirde ki Manavgat’ın en varlıklı adamının , ağasının sıradan bir köylü vatandaşın isteği ile evinden kalkıp da ikinci el bir bisikletin pazarlığını yapmasına şahit olan birisi olarak sorarım sizlere; şimdilerde geçtim Manavgat’ın en zenginini , sıradan bir zenginini siz bisiklet pazarlığı için,bir otomobil,bir daire hatta bir otel pazarlığı için evinden, işyerinden götürebilir misiniz?

Manavgat’ın evlatlarının hakim savcı ile değil de ; lafı sözü geçen bir ağası , büyüğü ile halledilebilir o kadar çok sorunları var da ; ne yazık ki o lafı, sözü dinlenir ağası yok..

Manavgat’ta bu kadar yüz kızartıcı, Manavgatlıya, Manavgat’a, hatta; İnsanlığa yakışmayan olaylar yaşanırken ; bu işleri yapanlara, Manavgat’ın ismini lekeleyenlere ; nedir senin, sizlerin yaptıkları, bunlar size, Manavgatlıya yakışıyor mu kerata ?diyecek,hatta kulağından tutup da iki tokat atacak bir sözü dinlenir, hatırı sayılır büyüğü,bir ağası var mı?

Hani ,horozu bol olan köyün sabahı geç olur..diye bir sözü vardır ya ; tamda öyle ,zengini bol olan Manavgat’ın dertlerine derman bulunmaz oldu..

Amat ağa’nın , Ahmet Uluçay’ın yeri aradan geçen bunca zamandır dolmaz oldu.

Kalın sağlıcakla..

You May Also Like

More From Author

+ There are no comments

Add yours