Paylaşmak Güzeldir..

Ortalıkta “bir,ben seksen altı milyonun bilmem neyiyim”..

Sözü dolaşır durur.

Bu sayıyı, Türkiye’nin bütün imkanları elinde olanlar, Türkiye’nin en iyi balını, kaymağını yiyenler , altlarında Türk milletinin vergileri ile alınmış, yakıtı, bakımı,her şeyi de zor ödenen vergilerden ödenen son model,lüksün de lüksü arabaları ile dolaşanlar..

Türk milletine havadan bakan yüksek makamlarda oturanlara ait.

İllerin , ilçelerin lüksünü yaşayanlar,onun sefasını sürenler de bu sayı azalır, en fazla on milyon olur .

Her ilin ,her ilçenin nüfusu ne ise o telaffuz edilir de ;

“Şu kadarın valisi, kaymakamı, belediye başkanıyım” … Olarak ağızlardan çıkar.

Bazı ( sözde ) liderler de ; ben Türk dünyasının, Müslüman dünyasının lideriyim..der..

Der de; kendinden başka sadece Kadir İnanır..

Ben seksen altı milyonun bilmem neyiyim ..diyen birisi .

“Bilmem kaç binin valisi, kaymakamı, belediye başkanıyım” diyen diğeri önce halkın içine çıkmalı, halkla konuşup sohbet etmeli .

Sorarım size, en son ne zaman bir Cumhurbaşkanı, bir bakan, bir vali, bir kaymakam, bir belediye başkanı ile konuştunuz?

Bırakın yüz yüze, öldüm deseniz, hangisine ulaşılabilir, derdinizi anlatabilirsiniz?

Hani 24 saat açık, herkesin ulaşabileceği bazı telefon numaraları var ya ; onlar laf olsun torba dolsun diye vardır..

Arayın isterseniz.

Arayın da ancak orada bir aracıya , validen daha büyük, kaymakamdan , belediye başkanından daha büyük olanların sesini duyun..

“Tamam efendim, hemen bağlıyorum”..

Diyen bir sesin ardından gelen ;dıt ..dıttt..dıtttt .sesine anlat bütün dertlerini .

Zaten ulaşsan, konuşsan ne olacak ki?

Bazı güzellikler, bazı hayal üstü insanlar, yetkililer ancak filmlerde olur, oralarda karşımıza çıkar.

O Fırat’ın kenarında bir kuzu kaybolursa sorumlusu olan hazreti Ömer’e Allah rahmet eylesin..

O efsane vali Recep Yazıcıoğlu’na da Allah rahmet eylesin..

Tıpkı Türk milletinin dertleri ile dertlenip de derman olmak için gecesini gündüzüne katanların gibi..

Sorsan ben Manavgat’ın bilmem neyiyim ..diyenlere desem ki ;

“Ağam senin evinin,makam odanın elektrikleri sekiz dokuz saat kesilse ,kesilse de buz gibi odada otursan ne yaparsın,nereleri arar ,arar da neler söylersin?”..

Ya ulaşamazda,derdini anlatacak kimseyi bulamazsan kimlere hangi bedduaları edersin?

Türk milletinin işi Allah a kaldı, işimiz Allah’a kaldı.. diyenler o kadar çok ki?

İnsanlar artık adalet saraylarındaki dağıtılan adalete güvenmez oldular..

Bir çok kişiden duyar olduk, “Abi şu adamın telefonu var mı,o adama nasıl ulaşabilirim,benim işimi ancak o halleder”. Sözlerini..

Bu işler, ben şuyum, ben buyum..demekle olmuyor cancağızım,ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz…der oldu vatandaş..

Kalın sağlıcakla…

You May Also Like

More From Author

+ There are no comments

Add yours