Geçtiğimiz günlerde başka şehirlerde arada sırada olan , yapılan ama Manavgat için gayet normal hale gelen bir hırsızlık meydana geldi..

Normal vatandaşların evlerinden, bahçelerinden , işyerlerinden kolayca çalınan çalınıp da hazır olan müşterisine hemen satılan sözde hurda çalma işi, devletin kendine ait bir kuruluşunda ki tonlarca malzeme sökülerek, kamyonlara yüklenerek hurdacıya satılıyor..
Gözünü her zaman karartan ve bu işi kendilerine meslek olarak kabul edenlerin bu alışılmış hırsızlık olayı jandarma tarafından ortaya çıkartılmış ve suçlular gözaltına alınmışlar.
Görevlerini yapan emniyet güçlerini kutluyorum da; acaba bu tür hırsızlık olayları kalıcı olarak önlenemez mi diye sormadan da edemiyorum.
Hırsız çaldığı her ne ise onu satın alacak müşteri bulamazsa bu işi yapmaktan vazgeçer..
Ama çaldığı her ne ise müşterisi hazırsa çalmaya devam eder.
Hurda imiş..
Ne hurdası kardeşim?
Satan her kim ise, müşteri malı alırken neden sormaz,ağam bunlar nerenin hurdası,sen kimsin?Nereden buldun bunları demez mi?
Bu tür hırsızlığın önlenmesinin en kolay yolu,alınan hurda ne ise emniyet güçlerine bilgi verilmesi gerekir..
Nasıl otellere gelen her müşterinin nüfus bilgileri emniyet güçlerine anında bildiriliyor sa ,satın alınan hurdalar, özellikle de yüklü miktarda ki hurdaların anında emniyet güçlerine bildirilmesi gerekmektedir..
Yıllar önce otelcilik yaparken, yaptırdığımız tonlarca demir korkuluk bir gecede çalındı gitti..
Onlar kuş olup da uçmadı elbette ,işinin uzmanı bir hurdacı tarafından satın alınarak hırsıza küçük bir servet kazandırdı..
Ne demek Asat’ın su dağıtım şebekesinin tonlarca demirini çalmak ve sanki babasının malı imiş gibi hurdacıya satmak?
Devletin malını bile bu kadar kolay çalanlar sıradan vatandaşın mallarına ne yapar acaba?
Gerçi adalet sarayından 25 kilo altın,yine adalet sarayından milyonlar, yine devletin silosundan tonlarca hububat kolayca çalınıyorsa; bunların da olması normal geliyor bana..
Kalın sağlıcakla..

+ There are no comments
Add yours