Paylaşmak Güzeldir..

Manavgat Belediyesine yapılan operasyon sonrası günlük en çok karşılaştığım soruların başında “Niye Yazmıyorsun?” geliyor..

Evet; yanlış okumadınız, çarşıda, pazarda.. Kahvede.. Berberde..

Gazetelerimize gelen konukların dilinde bu söylem sanki şarkı olmuş.. Ya da hep birlikte anlaşmışlar misali bu soruyu yöneltiyorlar şahsıma..

Dilimin döndüğünce cevaplamaya çalışıyorum.. Konunun hukuksal anlamda hali hazırda araştırıldığını henüz iddianamenin bile olmadığını savcı ve hakimlerin bu konu üzerinde titizlikle çalıştıklarını ifadeye çalışıyorum.

Öyle ya; henüz ortada görünen ne köy var.. Nede kılavuz..(Mahkeme dosyası içeriğini bilmediğimden)..

İş olsun, torba dolsun düşüncesi ile bilgi kirliği modasına uyacak olur isek yargısız infazın bir parçası olur çıkıveririz..

Bizim meslekte en kolay haber yapma tekniği kulaktan dolma söylemleri kaleme almak yada birine gıcıksan asparagas haberle güya karşındakini yıpratmaktır..

Gazeteci güvenilir olmalı.. Yazdıklarının okunmasından önce gazetecinin yazdığına okur tam güven duymalıdır..

Sağda – solda konuşulanların ne kadar aslı var, ya da yok bilemeyiz.. Dediğim gibi iş yargıya intikal etmiş en kısa zamanda suçlu olanlara ceza.. Suçu olmayana tahliye kararı verecektir mahkeme..

Birde mahkeme heyeti tarafından bu davadan dolayı tutuklu olup da bırakılanlar var, onlarla da ilgili bilgi kirliliği ve dedikodular almış başını gidiyor;

Neymiş efendim “İtirafçı olmuş, yeni operasyonlar kapıda. Kimler gidecek. Kimler” gibi algı var veya yok bir sürü söylem..

Nerede ise bu konuda kendilerini hakim, savcı yerine koyup isim verecek dereceye varan bilgi kirliliği..

Kardeşim tahliye olanların her biri gerçekten itirafçı mı?. İtirafçı ise hakim ve savcıya verdiği bilgileri okumadan direk yeni operasyonlar yapılacağına nasıl ikna oluyorsunuz anlamış değilim..

Süreç devam ediyorken nihayetinde bu olay çözümlenecek. Âmâ 3 ay. .Ama altı ay..

Bilgi kirliliğinden doğan konular savcı ve hakimlerin görevlerini yapmasına da engel olur diye düşündüğüm için şimdilik yazmıyorum..

Nasıl yazayım geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Halk Partisi ilçe başkanlığında yapılan delege seçimlerinde büyük kavga olduğu, tekmelerin tokatların havada uçuştuğu bilgisi geldi…Tamamen bilgi kirliliğinden oluşan bu olay sonrası gördük ki demokrasi gereği parti içi ağız münakaşası ve tartışması olmuş.. Yani tekme tokat.. Yumruk falan yok..

Gelen bu habere araştırmadan balıklama atlasak bilgi kirliliğinin daniskasını yapmış olurduk.

2010 yılındaki Kasırga operasyonunu da yakinen takip eden, mahkemelere gidip gelen bir gazeteci olarak o dönemdeki dedikoduları ve söylemleri dün gibi hatırlıyorum..

Sonuç ne oldu?.. Beraat ve göreve iade..

Beklemek gerek.. Mahkemenin vereceği karara da saygı duymak önemli..

İşte dostlar onun için yazmıyorum.. Bana bu soruyu soranlara şifaen cevap vermişliğim çoktur..

Birde köşe yazımla vereyim istedim..

Haydi, kalın sağlıcakla..

Her şey yüreğinize göre olsun..

You May Also Like

More From Author

+ There are no comments

Add yours