İSMMMO Başkanı Akdemir’den mücbir sebep itirazı

20 Ocak 2022 14:36
İSMMMO Başkanı Akdemir’den mücbir sebep itirazı

Mali müşavirlerin mücbir sebep talebini değerlendiren İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (İSMMMO) Başkanı Yücel Akdemir, herhangi bir sebepten dolayı iş yapamayacak durumda olan mali müşavirin sorumluluklarının sona ermeyeceğini belirterek, “Bu işin doğrusu mücbir sebep değildir, bu meslekte mücbir sebep olmaz. Bu işin doğrusu, mükelleflerimizi seviyorsak, devletimize karşı görevlerimiz varsa en az iki kişi o büroda bir araya gelecek” dedi.

Manavgat Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın (MASMO) düzenlediği Güncel Vergi Uygulamaları eğitim seminerinde konuşan İSMMMO Başkanı Yücel Akdemir, artan hayat pahalılığında mali müşavirlerin de emeklerinin karşılığını almaları gerektiğini belirterek, fiyat tarifesine yapılan yüzde 25’lik zammı eleştirdi. Akdemir, “Kim diyorsa ki enflasyon yüzde yüzün altında, alnını karışlarım ben. Böyle bir dünya yok, o rakamları geçelim. Her şey ortada. Sonuçta yaşıyoruz, enflasyon yüzde yüzün üzerinde. Yıllardır bizim aldığımız zamlar belli. Yani bir mobilyacı düşünün bir oturma odası satıyorsunuz pazarlığı onun için yapıyorsunuz, ben bu parayı defter tutmak ve beyanname göndermek için alırım diyorsunuz. Gelen müşteri oturma odasının yanında yatak odasını, mutfağı, buzdolabını, televizyonu alıyor götürüyor dükkandan. Bu dükkanın ayakta kalması mümkün değil, iflas eder bu dükkan. Eğer gayri resmi bir şeyler yapmıyorsa, bu dükkanın ayakta kalması mümkün değil. Bunların hepsini siz bir takım fiyatına satamazsınız, bizim yaptığımız bu” diye konuştu.

Mali müşavirlerin kiraladıkları ofislere yüksek paralar ödediğini, bir sene önce 17 liraya alınan bir top A4 kağıdının bugün 75 lira olduğuna değinen Akdemir, “Artık bazı şeyleri bir kenara bırakmamız lazım. Bu kadar işi yapacağız, tehdidi fırsata çevirmemiz lazım. 10 tane işçinin çalıştığı bir işletmede asgari ücretle işçi maliyetleri 72 bin lira, biz bunun neresindeyiz. Bir bildirgeyi göndermemenin cezası 10 bin lira, bir işçinin girişini ihmal etmenin cezası tespit edildiğinde 15 bin lira, biz bunun neresindeyiz. Yani biz bu işi hala 300 liraya, 500, 750, 1000 liraya mı yapacağız. Bu evdeki çoluğumuza çocuğumuza saygısızlık, kendimize saygısızlık, birbirimize saygısızlık. Biz hırsızlık yapmıyoruz, biz kimseye zarar vermiyoruz. Bir taraftan devlet için iş yapıyoruz, vergi topluyoruz. Diğer taraftan ise mükellefin işini görüyoruz. Restoranların cirosu 3’e katladı mı bu sene, katladı değil mi. En basitinden bizim çaycı kardeşimiz çayı 1 liradan 2-3 lira yaptı mı, yaptı. Biz hala yüzde 25 artan ücret tarifesini konuşuyoruz, neyin ücret tarifesi” diye konuştu.

Artık mükellefler ile sözleşme yapmak zorunda olduklarını vurgulayan Akdemir, “Yapacağımız işi anlatacağız ve sözleşme imzalatacağız. Bu sözleşmeleri imzalamazsak bu iş olmaz. Bu sözleşmeleri imzalayacağız, kurallara uymayanları da göndereceğiz gideceğiz. Benim İstanbul’dan gelip burada defter tutacak halim yok ki. Eğer 300, 400, 500 liraya defter tutup, farklı yollara sapmadan ben bu büroyu alın terimle yürütüyorum diyen adam varsa bize de anlatsın, yürümüyor. Elektrik faturaları yüzde yüz zamlanmış, doğal gaz zamlanmış, geçen sene bir paket kağıdı 17 liraya alıyorduk bu sene 75 lira, neyi konuşuyoruz. Bizim sorunumuz enflasyon muhasebesi değil. Bizim sorunumuz yeniden değerlendirme değil. Bizim sorunumuz yeniden çıkan vergi kanunları değil. Bizim sorunumuz bu, bu sorunu aştığımızda bizim yapamayacağımız hiçbir iş yok. Bu sorunun cevabı bu salonda. Ben 30 yıldır söylüyorum, hep söylüyorum, kim diyorsa 30 yıldır aynı hataları yaptık, biz sizin tahsilat sorununuzu çözeriz diyorsa yalan söylüyor. Kimi getirirseniz getirim, kimse sizin tahsilat sorununuzu çözemez. Sözleşmenin olmadığı yerde tahsilat olmaz. İcranın olmadığı yerde tahsilat olmaz. Para istemezsek tahsilat olmaz. Müşteri gider diye para istemekten korkuyoruz biz. Gidiyorsa gitsin arkadaşlar. Nereye gidecek, bu salondakilerden birine gidecek. Bu sorunu aşmamız lazım, bu sorunu konuşmamız lazım. Günlük kararlarla önümüzü açamıyoruz” diye konuştu.

Mali müşavirlerin mücbir sebep isteğine de bir anlam veremediğini dile getiren Akdemir, “Arkadaşlar neyin mücbir sebebi. Yani şunu mu yapacağız biz, kulağa çok hoş geliyor. Yani kadın arkadaşımızın bürosu var doğum yaptı güzel, bir işçi giriş yaptığında evde çocuğum mu var diyecek. Bankadan kredi aldığında işletme ben veremeyim mücbir sebepte miyim diyecek, yani mali tablo mu hazırlamayacak. Ya da kaza geçirdik 6 ay hastanede yattık, biz bu işleri yapmayacak mıyız. Bu işin doğrusu mücbir sebep değildir, bu meslekte mücbir sebep olmaz. Bu işin doğrusu, çoluğumuzu çocuğumuzu seviyorsak, o yıllarca emek verdiğimiz büroyu seviyorsak kaybetmek istemiyorsak, mükelleflerimizi seviyorsak, devletimize karşı görevlerimiz varsa en az iki kişi o büroda bir araya gelecek. Bu işin çözümü burada. Bu işin çözümü mücbir sebepte falan değil. Geleceğiz iki kişi bir araya, Allah göstermesin birimizin başına bir iş gelirse diğer arkadaşımız işleri yapmaya devam edecek. Alışmışız sıkıntılarımız var popülist çözümler arıyoruz biz. Duyanda zannedecek ki mücbir sebep çıktı ne işçi girişi yapacağız ne mali tablo hazırlayacağız, ondan sonra hastalığımızın tedavisi için yan gelip yatacağız, yok öyle bir dünya” diye konuştu.

 

Ömer KARÇA

Kaynak : akdenizhaber.com.tr

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle